Şenol Goncagül
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusunda, emeklilik süreleri dolan amma, yaşları dolmadığı için emekli olamayan çalışanlar konusu gündemdeki yerini koruyor.
Ben, (5 yıllık yıpranma hakkımı da kullanarak) 2007 yılında, 20 yıl üzerinden emekli oldum. (Demirköy’de, lise birinci sınıfta, orman işletme müdürlüğü emrinde, geçici işçi olarak birkaç gün çalıştığım ve ilk ssk girişim o tarihte başladığı için) yaş konusunda da bekleme yapmadım.
Emekli olduğumda, 39 yaşında idim. (Annemle babamda, Kırklareli Devlet Hastanesinde çalışırken, seneleri dolmuş ama yaş nedeniyle emekli olamıyorlardı. O zaman, bir kerelik çıkan bir seçim kanunu ile ikisi birden anında emekli olmuşlardı)
+
Öncelikle şunu söylemeliyim ki; önümüzde, son derece çatırtılı ve çekişmeli geçeceği belli olan bir genel seçim var. Bu seçim, sahaya, satranç tahtası gibi yansıyacak. Bir çok siyaset kulisine ve yapılan anketlere göre de; AK PARTİ ‘ nin “bıçak sırtında” geçireceği bir seçim öncesindeyiz. Ben, 35 yıllık gazetecilik deneyimim ve kişisel hesaplamalarıma göre, hükümetin EYT yasasını, seçime kadar mutlaka çıkaracağı düşüncesindeyim.
+
Ancak; EYT yasası çıkarken, (bana göre) atlanmaması gereken önemli de bir nüans olmalı! Halen, emekli olan çalışanları, işten de çıkarıyorlar. Bir başka deyişle; Harç bitti, yapı paydos durumu!
Hükümete göre; pirim süreleri dolan çalışanları, yaş tahditi olmadan emekli ederek, sokakta genç emekli ordusu meydana getirmek ve hiç işi olmayanlara karşı bir haksızlık yapmak durumu olur.
EYT ‘ lil ere göre; senelerce prim ödedikten sonra, emeklilik beklerken, yaş şartı denilen ve mezarda emekli edilen bir sisteme tosluyoruz! Hükümet; emekli olmamız için yaşımızın erken olduğunu söylüyor. O yaşta emekli olduktan sonra da, çalışmaya devam etmek zorunluluğu olanlarımız, yaşınız geçkin denilerek, işe alınmıyor! Bunun yanı sıra da; onca sene çalışıp, çürüdükten sonra, insanın biraz da gezmesi veya kendine özel zaman harcaması gerekmez mi ?”! diye soruyorlar.
Elbette ki; ki talepler son derece yerinde ve geçerli…
+
Kazın, bir de öteki ayağı var ! Taşeron işçisi olup, sonradan devletin işçi kadrolarına aktarılan çalışanlardan, emekli olunca, zorunlu olarak kapı önüne koyulanlardan da,”EYT yasası çıkmalı. Ona tamam. ÜAncak; arzu edenin emekli olması sağlanmalı. O yasa çıkınca, eğer o nüans yasaya konmazsa, çalışmak zorunda olan, emekli edilince, yeni bir iş bulabilme şansları olmayan, alacakları 2500 Tl emekli aylığı ile geçinmek durumunda kalan insanların da göz ardı edilmemeleri lazım” diyorlar.
(EYT yasası çıksın veya çıkmasın, zorunlu emekli edilme durumunun zaten düzenleme ile yeniden hayata geçirilmesi önemli bir hak olmalı, bence de)
Mesela; illa ki yaşı da geldiğinde, çalışanını zorunlu emekli edecek ve göndereceksin, o zaman hiç değil ise; bir şart koyalım o yasaya da! Yaş ve prim şartlarını tamamlayan ve emeklilik haklarını elde edenlerin (istekleri durumunda) çalıştıkları işlerinde 3 / 5 sene daha çalışabilmelerine yasal onay verilsin. Öyle ya; ne kadar çalışacağına, çalışan karar versin:
+
“Bıçak sırtında bir seçim geliyor” demiştik ya! Aynen öyle olacak. Mevcut hükümet, yoluna devam etmek istiyor ise; daha bir çok yasayı elden geçirmek zorunda!
Mesela, alın basın yasası! O kadar çok çarpıklıklar ve yasal düzenlemeler gerektiren durumlar var ki! Tut kelin perçeminden! (Bu abukluklar içeren sorunları, önümüzdeki yazılarımızda geniş şekilde ele alacağız)
Şu; yeni çıkarılan ve tasarruf tedbirleri adı altında, yerel basını bitirme noktasına getiren düzenleme! (Hem, yerel basına, bir çok farklı sektördeki firma ve oluşumlara verdiğin desteklerden hiç birini vermiyorsun, hem de, kamu da bir yumurtayı, beş kişinin taşıdığı bir düzende, incin çekirdeğini doldurmayacak genelgelerle, yerel basını bitirme noktasına getiriyorsun! Bunu da yapmayın!
Hükümetin “Ulusal basın zaten büyük oranıyla elimizde! Muhalefetin de, yerel basına ulaşmasını engellemek üzere, belini kıralım, olup, bitsin!” tarzında bir düşüncesi mi vardır, bilemem!
+
Benim asıl anlayamadığım; o bıçak sırtında geçeceğini herkesin gayet iyi bildiği ve tek bir oy un bile büyük önem arz edeceği genel seçimler evvelinde, AK PARTİ teşkilat ve yönetimlerinin, (bana göre) hala işin vahametini anlayamadıkları ve (dostlar alışverişte görsün!) tarzında, işi çok ta ciddiye almamaları!
(Önümüzdeki genel seçimler, sonrasında yapılacak olan yerel seçimlerin de kaderini belirleyecek! İktidar değişirse, ANAP ve DYP ‘ nin durumuna dönerek, yerel seçimlerde aday bile bulamama aşamasına gelebilir! Dediğim gibi; bu bir satranç oyunu gibi! İyi hamle yapamayan taraf, şahını da, vezirine de kaptırır!)
+
EYT konusuna yeniden dönecek olursak; iktidarın çantasında devrim niteliğinde çok büyük ve önemli hazırlıkların bulunduğundan eminim! Seçime yaklaşıldıkça, o hazırlık ve yasalar hayata geçmeye başlayacak. EYT yasası da, o hazırlıklardan sadece birisi.
Önümüzdeki (bana göre, üç ay dahi olsa, erken seçime gidilecek) seçimin sonuçları da, Türkiye ‘ de yeni bir düzenin kurulacağını gösteriyor! (Seçimi kim kazanırsa kazansın, mutlaka devrim niteliğindeki uygulama ve yasalarla tanışabiliriz!)
Bunlar, elbette ki, benim kişisel gözlem ve kanaatlerim. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Eleştirir veya eklemeler yaparsınız, orası da sizin işiniz.
Yeni tespit ve analizlerimizle karşınızda olmaya devam edeceği…