OKU/YORUM
Rahmi Sağlık
Kendimi bildim bileli yağmur ve kuraklık konusunda genellikle aynı yorumları dinleyerek bu günlere geldik.
1960’lı yıllarda tarımla uğraşanlar şöyle diyordu:
“Nisan Ayı’nda bol yağmur yağarsa kışlık ürünlere yeter…”
Hatta bu konuda anlamlı Atasözlerimiz var; “Mart’ta tezek kuruya, Nisan’da seller yürüye.” Yani yağmur “Mart’ta yağmasın, Nisan’da durmasın” demek isteniyor...
* * * * *
Nisan Ayı’nda yağan yağmurun başta tarıma ve hayvancılığa ne kadar önemli olduğu belirtilmiştir atalarımızca…
Atalarımızın ve yakın zamanda tarımla uğraşanların söylediklerinin gerçek payı vardı. Nisan Ayı’ndaki yağmurların nemi-tavı uzun süre toprakta kala biliyordu. Çünkü toprak bakir ve yıprak değildi. Fenni gübreler ve tarım ilaçları fazla kullanılmıyor ve topraklar yıpratılmıyordu.
Şimdi ise önüne geçilemeyen olaylar var. Başta uydu alıcıları ve yansıtıcılar, elektronik cihazlar, uçaklar ve kullanılan savaş silahları olmak üzere birçok etkenler (vs.) Ozon Tabakası’nı olumsuz şekilde etkilediğini bilim adamlarınca açıklanmaktadır.
Böyle olunca toprağın direnci azaldı. İklimler ve havalar şaştı, Meteoroloji uzmanların tahminleri de tutmaz oldu. Saat başı hava raporları değişiyor. Kar beklerken yağmur, soğuk beklerken ılımlı günler geliyor.
* * * * *
Aslında tarımla uğraşanlar da yanılmaya başladı. Mesela çiftçilik yapanlar ve ziraat odaları yetkilileri, bol ve sakin bir yağmurdan sonra:
“… Yağmurlar çiftçimizin yüzünü güldürdü. Bu sezon yüksek verim bekliyoruz…” diyenlerde var. Keşke öyle olabilse… Fakat 10-15 gün geçtikten sonra bu defa; “Eğer yakında yağmur yağmazsa sulanmayan arazide ürün veriminde büyük düşüşler yaşanacaktır…” demeye başlıyor.
Bu yanılmalar, yukarıda saydığımız etkenlerden yıpranan ve yorulmuş olan toprak suyu ve nemi fazla tutamamakta ve kurumaktadır. Çünkü eskiden iyi bir yağmurdan sonra yıpranmamış toprak tavını, nemini 1 aydan fazla muhafaza edebiliyordu…