OKU/YORUM
Teknoloji ve modern yaşantı, aile, akraba ve komşuluk bağlarını koparmaya başladı.
Önce televizyonlar, ardından internet ve şimdi de akıllı tabir edilen cep telefonları, gençleri ailelerinden, komşuları da komşularından uzaklaştırmaya başladı.
Bundan 60-65 yıl önce, aileler ve evlatlar aynı sofrada, aynı tastan çorbayı kaşıklardı. Aynı ekmek dilimini bölüşürdü. Büyüklerin küçüklere sevgisi, küçüklerinde büyüklere son derece saygılı idi. Edep ön planda idi. Örf ve adetler yaşatılırdı. Sofralarda mutluluk ve bereket vardı…
Uzun kış gecelerinde kadınlar komşularda toplanır, sobalarda kestane ve mısır patlatılıp birlikte yenir, ayran, ıhlamur, çay, kahve içilir sohbet edilirdi. Genç kızlar bölgesel maniler ve türküler söylerdi. Deli kanlı erkekler evlerin etrafında mekik dokurdu manileri dinlerdi. Çünkü yıllarda manilerle mesajlaş ılırdı...
Ev sahipleri misafirleri zevkle ağırlardı. Böyle gece ev ziyaretlerinde yarışırlardı.
Erkekler de kahvehanelere gider TV olmadığı için radyodan ajansları (haberleri) dinler, dertleşir, şakalaşır bazıları da okeye benzeyen domino, pişti, kaptı kaçtı, tombala oynardı.
Gençlerin gittiği kahvehaneler ayrı idi. Onlarda eğlenmek için bazı eğlence oyunları oynar, bilek güreşi yapardı. Aynı kıza takılanlar ise biraz daha mesafeli idi.
Önceden gençler aile bireyleriyle dertleşir, Ailede sevgi ve saygı hiç eksik olmazdı. Bu saygı ve sevgi topluma da yansıyordu. Herkes huzurlu, mutlu ve kanaatkârdı. Kafalar pek karışık değildi o dönemlerde…
Şimdi bunların hepsi geride kaldı. Yaşam tarzı değişti. Herkesin evinde 1-2 Televizyon, Bilgisayar ve İnternet, ailenin her ferdin elinde Akıllı Cep Telefonu var.
Birileri Televizyonlardaki dizilerle, diğerleri maç ya da açık oturumlarla kafa yorarken, kendini elindeki akıllı telefona kaptıranların gözü, aklı, fikri telefonunun ekranındadır.
Böylece aile ortamında sohbet, ilgi, saygı ve sevgi azalmaya başladı. Öyle değil mi?