OKU/YORUM
Rahmi Sağlık
Sağlıklı yaşayalım derken galiba sağlığımızı tehlikeye atıyoruz. Hormonlu ve katkı maddeli gıdalar ve içecekler artıkça, Hastalıklarda hızla artmaya başladı. Hastalıkların çeşidi de artı. Hastaneler ve Sağlık Ocakları hastalarla dolmaya başladı.
İlaçlar, tahliller ve doktorlar ücretsiz olunca, hele zamanımız varsa ve canımız sıkılınca hastaneye ya da sağlık ocağının yolunu tutarız.
Doktora şikayetlerimizi söyleriz. Belki bazılarımız abartarak söyler.
Doktor da; “Önemli bir şeyiniz yok!” dese de bazılarımız: “Var, var!”deyip ilaç yazmasını isteriz. Böylece ilaç kullanma hastalığı da artmaya başladı.
Şimdi gereksiz, fazladan ilaç kullanılınca basit bir hastalıktan kurtulalım derken, başka bir hastalığa da davetiye çıkarıyoruz. Vücudumuzun direnci de olumsuz yönde etkileniyor. Rahatsızlığın birinden kurtulur gibi oluruz. Fakat başka rahatsızlık yakamıza yapışır.
Zaten Sağlık Bakanlığı yetkilileri, fazla kullanılan ilacın yan etkilerini ve zararları konusunda açıklamalarda yapıyor.
* * * * *
Fakat vatandaş sağlıklı yaşamak ve kilo almamak için bir arayışın içine giriyor. Bunun için diyet, sağlık uzmanlarına ve Profesörlere kulak kabartmaya başlıyor. Yazılı ve görsel basında Profesör ve Sağlık Uzmanları’nın çeşitli açıklamalarını okuyor ve izliyor. Ne var ki; Bunları okur ve dinlerken kafamız karışır, psikolojimiz bozuluyor.
Çünkü yaptıkları açıklamalar birbirini tutmuyor. Bilhassa beslenme konusunda önemli çelişkiler oluyor. Biri bunları bol-bol yeğin! Diğeri sakın yemeyin! Şunları-şunları yeğin!.
Dediklerini tam uygulamaya başlarsınız, üç, beş gün sonra bir başkası çıkıyor bunu tersini söylüyor. Ardından diğer biri haykırıyor sağlıklı yaşamak için bol-bol ot yeğin!.. Birde arkadaşlarımızın önerileri var…
Şimdi çık çıkabilirsen işin içinden. Çıkamazsınız!... Kafamız iyice karışır, canınız sıkılır. “Acaba yanlış mı yaptım?” diye… Belki de rahatlamak için (!) sigara yakar kendinizi yakarsınız.
Galiba en iyisi kafamıza göre takılmak. Kendi doktorumuz olmaktır.