HABER MERKEZİ
Türkiye Kamu-Sen Kırklareli İl Temsilciliği çalışanlara “Ek Zam” talebi içeren mektupları, Cumhurbaşkanlığı’na gönderdi.
Türkiye Kamu-Sen Kırklareli İl Temsilciliği 14 Kasım 2018 Çarşamba günü saat 13.00’da Şevket Dingiloğlu Parkı’nda bir araya gelirken, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Türkiye Kamu-Sen Kırklareli İl Temsilcisi ve Türk Büro-Sen Şube Başkanı Ercüment Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen mektubun içeriğiyle ilgili basın açıklaması yaptı.
Ercüment Yılmaz tarafından yapılan basın açıklaması şu şekilde:
“Sayın Cumhurbaşkanım, malumları olduğu üzere, 2018 ve 2019 yıllarında memur ve memur emeklilerine yapılacak maaş zamlarını belirlendiği toplu sözleşme görüşmeleri, 2017 yılının ağustos ayında gerçekleştirilmiş ve mutabakatla sonuçlanmıştı Yetkili konfederasyon ve kamu işveren temsilcileri arasında imzalanan toplu sözleşme hükümlerine göre kamu görevliler ile emeklilerin maaşlarına 2018 yılının ilk altı aylık dönemi için yüzde 4, ikinci altı aylık dönemi için yüzde 3,5 olma üzere kümü latif yüzde 7,6; 2019 yılının ilk altı aylık dönemi için yüzde 4, ikinci altı aylık dönemi için yüzde 5 olma üzere kümülatif yüzde 9,2 artış yapılması kararlaştırılmıştır. Toplu sözleşmeye göre dönemler halinde yapılan maaş zamlarının anılan dönemde gerçekleşen enflasyonun altında kalması durumunda aradaki farkın maaşlara yansıtılma: hükme bağlanmıştır.Ancak 2018 yılı başından itibaren yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde enflasyonda yüksek oranlı artışgörülmüş, memur ve emeklilerin maaşları reel olarak değer kaybederken alım gücünde büyük düşüşler yaşanmıştır. Oysaki, 2017 ve 2018 Ekim ayları dikkate alındığında yıllık enflasyon yüzde 25,24; 2018 yılının ilk on ayı dikkate alındığında ise yüzde 22,5 olmuştur. Bu süre zarfında ocak ayında 2017 yılına ilişkin yüzde 1,69 ve Temmuz Ayı’nda yılın ilk 6 ayına ilişkin yüzde 5,15'lik enflasyon farkı da eklenerek yapılan hesaplamada memur ve emekli maaşlarının yıllık yüzde 14, arttığı görülmektedir. Dolayısıyla kamu görevlilerinin ve emeklilerin maaşları, enflasyon karşısında bir yılda yüzde 10, değer kaybına uğramıştır. Yılın ilk on ayı itibarı ile hesaplandığında ise kamu görevlilerinin alım gücünün yüzde 9, düştüğü ortaya çıkmaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak geçtiğimiz yıl 5.336,22 TL olan dört kişilik ailenin aylık zorunlu harcama tutarı, bu yıl tam 854,82 TL artış göstermiş ve 6.191,04 TL'ye ulaşmışken 2.977,67 TL olan ortalama memur maaşı 441,65 TL zamlanmış ve 3.419,32 TL olmuştur. Başka bir ifadeyle enflasyon farkı ödemesi de yapılmasın rağmen maaşlardaki erime ve alım gücündeki kayıp devam etmiş ve ortalama bir memurun alım gücü, bir yıl içinde aylık 413,17 TL azalmıştır.Tüketici fiyatlarındaki bu yükseliş yüzde 45'e ulaşan toptan fiyatlardaki artışla birlikte değerlendirildiğinde ekonomide her şey yolunda gitse bile uzunca bir süre daha fiyatların pahalanacağını, alım gücündeki düşüşün süreceği göstermektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Yeni Ekonomi Programı'nda 2018 yılsonu enflasyon hedefi yüzde 2018, 2019 yılsonu hedefi ise yüzde 15,9 olarak belirlenmişken, kamu görevlilerine 2018 yılının tamamı içi enflasyon farkı dahil yüzde 13 maaş zammı yapılmış, 2019 yılı için ise yüzde 9,2'lik bir artış öngörülmüştür. Dolayısıyla memur maaşları resmi rakamlara göre bu yıl en az yüzde 7,8 eriyecek, 2019 yılında da hedeflenen enflasyona ulaşılsa bile, maaşlarda yüzde 6,7'lik bir reel düşüş olacaktır. Her ne kadar dönem sonları itibarı ile maaşlara enflasyon farkı eklense de bu ödemenin geriye dönük olarak yaşanan kayıpları karşılamadığı, yalnızca anlık bir enflasyon düzeltme; olduğu ve dönem içinde maaşların sürekli eridiği açıktır. Yüzde 15,9 olarak değiştirilen enflasyon hedefi dikkat alındığında 2019 yılı için memur ve emekli maaşlarına yapılması planlanan maaş zamlarının, Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nda yeni hedefe göre revize edilmesi de bir gerekliliktir. Enflasyonun toplumsal boyuttaki en olumsuz etkileri hiç kuşkusuz dar ve sabit gelirliler üzerinde görülmektedir. Bugün artık memur ve emeklilerimiz alışveriş yapamaz, en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Ülkede gelir dağılımında adaletin sağlanması için en önemli araçlardan bir tanesi benimsenen ücret politikalarıdır. Gelişmeler karşısında ürünlerin fiyatına fahiş oranlarda zam gelirken maaşların yalnızca enflasyona endeksli olarak düzenlenmesi gelir dağılımını bozacak, ekonomik olumsuzlukların yükünü yalnızca çalışan kesime yükleyecek bir etken olacaktır. Bu çerçevede toplu sözleşme görüşmelerinde enflasyona endeksli maaş artış tekliflerinden vaz geçilmesi, gerçekleşe enflasyon, yoksulluk sınırı, büyüme ve refah payının temel alındığı bir maaş artış sisteminin geliştirilmesi lüzumludur. Bütün bu gerçekler ışığında; kamu görevlilerinin mağduriyetini gidermek, enflasyona yenik düşen, temel ve vazgeçilmez harcamalar karşısında eriyen maaşlarını telafi etmek ve kamu görevlilerinin alım gücünü yükseltmek amacıyla 2019 Yılı Maaş Artış Oranları’nın Yeni Ekonomi Programı'nda belirlenen hedeflere göre revize edildikten sonra memur ve emeklilere ek zam yapılması için gerekli girişimlerde bulunmanız hususunu saygılarımla arz ederim” (Savaş Eskici)