Lüleburgaz Çengerli Köyündeki su göleti, çevredeki hayvan çiftliği nedeniyle içilemez ve kullanamaz duruma gelmiş. Gazetemize açıklamalarda bulunan Hakan Dedeoğlu:”bu konulara kesin çözüm bulmak lazım. Para cezaları ile bunu çözemeyiz” dedi
Gölete büyük ve küçük baş hayvanların gittiğinde, su içmeden döndüklerini dile getiren Dedeoğlu “Bölgede arıcılık yapılıyor. Arılar ölüyor. Gölette, sudan başka her şey var ama hayat yok.Bugöleti korumamız ve sahip çıkmamız lazım. Sürekli aynı sorunları yaşıyoruz Trakya ‘ da. Balıklar ölüyor. Bu önemli mesajı bile almıyoruz” dedi
Şenol Goncagül
Çevre konusunda Trakya ‘ nın en önemli isimleri arasında yer alan Hakan Dedeoğlu, Lüleburgaz Çengerli köyünde faaliyette bulunan bir hayvan çiftliğinin, köydeki bir göletin “hayat yaşanamaz” hale geldiğini belirterek “Her sene benzer sıkıntıları yaşıyoruz. Para cezaları kesiliyor ama bu çözüm olmaktan çok uzak. Bu konulara kalıcı çözüm bulunmalı. Bu göleti korumalı ve canlı tutmalıyız” dedi. Dedeoğlu’nun açıklamaları şu şekilde:
YİNE PLANSIZLIK ve YİNE BALIK ÖLÜMLERİ!.
“Bu akşam 21.15 de telefonum çaldı.
Arayan Lüleburgaz’ın Çengelli Köyü Muhtarı Rahim Cumalı.
Sesi heyecanlı, üzüntülü ve endişeliydi!. Çünkü köyünün “hayvan sulama göleti” kirletilmiş ve göletteki yüzlerce balık ölmüştü.
Gerçekten üzüntü verici bir durum!.
Her yıl benzer onlarca olayın yaşandığı Trakya’mızda, ne yazık ki bu tür balık ölümlerine bir türlü çözüm bulunamıyor. Neden?
Birileri para kazanırken köy de yaşayan tarım ve hayvancılıkla uğraşan köylümü ve çiftçimin haklarını ne yazık ki kimse korumuyor.
Bu yıllardır devam eden, çok büyük bir adaletsizlik!.
Muhtarımın gönderdiği resimlerden de görüleceği şekilde ortalama 350 metre boru döşenerek hayvan dışkıları (atıkları) gölete ulaştırılmış ve sonucunda göletteki balıklar ölmüştür..
Bu hep böyle mi olacak..
Ayrıca bu işler sadece ceza kesmekle de çözümlenemez!.
Hayvan çiftliklerini yaptıranlar kesinlikle “ BİO GAZ “ tesisini kurmak ya da kurdurmak zorundadır.
Ya da yetkililer denetimlerini doğru ve planlı yaparak bu atıkların çevreye zarar vermesi yönünde değil, yarar getirecek planlamayla sürdürülmesini sağlamaları gerekir..
10.000 metrekarelik bir temiz su hacmine sahip olan gölet, bölge hayvancılığı adına son derece önemlidir. Köyde 350 büyükbaş ve 1000 küçükbaş hayvanın yararlandığı bu su göleti kesinlikle korunmalıdır.
Sonuç olarak; Köyde 24.000 dönüm tarım alanı ve 700 dönümlük mera arazisi ile geçimlerini sağlayan halkımız yetkililerden gerekli ilgiyi ciddi şekilde beklemektedir.”
TOPRAĞIMIZA VE SUYUMUZA SAHİP ÇIKMIYORUZ!
Özürdiliyerek söylüyorum ama malesef bu doğru!Biz Trakya halkı olarak çok sessiz kalıyoruz hep aynı mantıkla yaşıyoruz . Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Tabi ki yaşasında önlem almazsak doğa kirliliğine ses çıkarmazsak Trakya topraklarımıza sahip çıkmazsak inanın yıllar sonra değil az zamanda köylümüz yok olacak .topraklarımız başkalarının ellerine geçecek ve bizler gidip oralalarda işçi orak çalışmaya başlayacağız.Bu yüzden sevgili dostlarım gelin birlik olalım Birbirimize kızssakta, ayrı siyasi görüşlere sahip olsakta, söz konusu doğamız ve emeğimizi kazandığımız Trakya topraklarımız olduğunda tek yürek, tek düşünce olalım yoka yok olmaya mahkum oluruz” ifadelerini kullandı.
Hayvan çiftliği yetkilileri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından nasıl bir açıklama veya yaklaşım geleceğini hep birlikte bekleyip, göreceğiz. İlgili haberlerimiz devam edecek.