* S.S. Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Ramis Özgen “Fabrikanın faaliyete geçmesi sonrasında Trakya Bölgesindeki pancar üretimi 18 bin tonlardan 130 bin tonlara kadar yükseldi. Bizler önümüzdeki sene bu rakamın 250 bin tona yükseleceğini beklerken bu fabrikanın satış kapsamına alınması büyük bir hayal kırıklığı yaşanmasına neden olmuştur” dedi.
HABER MERKEZİ
Kırklareli'nin Babaeski İlçesi’ne bağlı Alpullu Beldesi’nde, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurdurduğu Alpullu Şeker Fabrikası satılma kararı alınmasına tepkiler devam ediyor.
S.S. Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi 31 Mart 2018 Cumartesi günü saat 12.00’da Alpullu Şeker Fabrikası önünde bir basın açıklaması yaparak satış kararına tepki gösterdi.
Yaklaşık 5 bin kişinin alanda olduğu basın açıklamasına; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, CHP Kırklareli Milletvekilleri Vecdi Gündoğdu, Turabi Kayan, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, Tekirdağ Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, CHP’li Belediye Başkanları katıldı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan basın açıklamasında ilk olarak S.S. Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Ramis Özgen bir konuşma yaparak şunları kaydetti;
“Fabrikanın faaliyete geçmesi sonrasında Trakya Bölgesindeki pancar üretimi 18 bin tonlardan 130 bin tonlara kadar yükseldi. Bizler önümüzdeki sene bu rakamın 250 bin tona yükseleceğini beklerken bu fabrikanın satış kapsamına alınması büyük bir hayal kırıklığı yaşanmasına neden olmuştur.
Maliye Bakanı Sn. Naci Ağbal'ın geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamalarda şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili konuşmuş "Türk Telekom'u, Tüpraş'ı özeleştirebilirsiniz ama iş şeker fabrikalarının özelleştirilmesine geldi mi bu konuyu 40 kere düşünmemiz lazım" demişti. Ancak gelinen noktada şeker fabrikalarının satışında gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığı ve alınan kararın doğru olmadığı da anlaşılmıştır.
Şeker fabrikalarının satılması kararı ile birlikte kamuoyunda farklı kesimlerde farklı bilgilerden kaynaklanan çok farklı görüşler tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmalar; "Devletin şeker fabrikası işletmemesi gerektiği" ve buna bağlı olarak şeker fabrikalarının "kamu mâliyesinin dengesini olumsuz yönde etkilediği" ve şeker üretiminde daha "kârlı" bir işletmecilik anlayışının yerleştirilmesi gerekliliğini dile getiren kesimler ile Özelleştirme politikaları sonucunda doğacak boşluktan yararlanmak için konuyu kasıtlı olarak yanlış yönlendiren uluslararası karteller ve pancar şekeri üretim piyasasında ortaya çıkacak pazar boşluğundan faydalanmayı düşünen, çoğunluk pay oranı yabancı menşeli nişasta bazlı tatlandırıcı (NBŞ) üreten firmaların müdahaleleri çerçevesinde yürütülmektedir.
Öncelikle belirtmek isterim ki: Şeker fabrikalarının satılması sadece basit anlamda bir fabrika satışı olarak yorumlanamayacak kadar geniş kitleler üzerinde etkisi olan bir konudur. Şeker fabrikalarının satılması pancar çiftçisi başta olmak üzere Türk tarımını ve gıda sektörünü doğrudan ilgilendirmektedir. Pancar üreticisi ürününü sadece kendi bölgesindeki fabrikaya satabilmektedir. Depolanabilir nitelikte olmayan şeker pancarının uzak mesafelerdeki fabrikalara taşınması da ekonomik değildir. Bu nedenlerle şeker fabrikaları, pancar çiftçisi açısından bölgesel tekel niteliğinde bir yapı arz etmektedir. Ehil ellerde idare edilmeyen fabrikaların çiftçiyi zarara uğratması, çiftçiyi küstürmesi ve orta vadede fabrikanın kendi bölgesindeki pancar tarımını bitirmesi kuvvetle muhtemeldir. Şeker fabrikalarının satılmasında pancar çiftçisi ve fabrikaların kader birliği içerisinde hareket etmesi doğası gereğidir. Pancar şekeri fabrikalarının hem devlet hem de özel sektör tarafından işletilmesi tercih edilen bir uygulama değildir. Çiftçi kuruluşları günümüzde dünya ekonomik örgütlenmesinde rolleri tartışılmaz hale gelmiş bulunmaktadır. Çiftçi kuruluşlarının işletmecilik faaliyetlerinde üstlendikleri etkin görevler hem ekonominin canlanmasına hem piyasanın düzenlenmesine hem de istihdam yaratılmasına hizmet etmektedir. Şeker fabrikalarının işletmesinde aldıkları rol bakımından da çiftçi kuruluşlarının dünya genelindeki etkileri çok açık biçimde görülmektedir. Dünyada pancar şekeri üretiminde, pancar üreticilerinin sektördeki paylan: ABD, Hollanda ve İngiltere'de %100, Fransa ve Almanya'da %80'dir. Amerika Birleşik Devletleri'nde şeker fabrikalarının tarımsal amaçlı çiftçi kuruluşlarınca özel sektörden devir alınması ve finansal olarak güçlenebilmesi için ayrı bir kanunla büyük ayrıcalıklar verilmiştir.
Fabrikaların satışına ilişkin İhale şartnamesinde yer alan şirketlerin şeker fabrikalarının bölgesi dışından da pancar teminini mümkün kılan hüküm, pancar çiftçisinin bölgesel pazar güvencesini ortadan kaldırarak hem üreticiyi hem de pancar üretimini olumsuz etkileyecektir. Çünkü şirketler bu hükme dayanarak ucuz hammadde temini için başka bölgelerin üretim desenini ve münavebe disiplinini bozacaktır. Bu durumda toprak ve yeraltı kaynaklan hızla tükenecek, pancar üretiminde hastalık ve zararlılar baş gösterecek ve bu bölgelerde orta ve uzun vadede pancar tarımı yapılamaz hale gelecektir” dedi.
Daha sonra Şeker-İş Şube Başkanı Orhan Saltık, Anakara Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Alpay Dikmen ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak birer konuşma yaptılar. (Kadir Sinici)