Şenol Goncagül
Covit sonrasında, yaşanan büyük sıkıntılar ve iç organlardaki deformasyon nedeniyle, uzunca bir zamandan beridir Teikirdağ Şehir Hastanesi ‘ n de tedavi ve konntrollerim oluyor.
Baştabip Dr Çağatay Bey ve Baştabip Yardımcısı Dr Murat Bey; kalp ve damar sağlığı ile nefroloji ve dahiliye alanlarında her türlü desteği veriyorlar. (Allah, kendilerinden razı olsun)
Yaklaşık, 23 yıldan beridir de, diyabet (şeker hastalığı ) ile (tip2) mücadele ediyorum. Bir başka deyişle de; 22 yıldan beridir, günde dört kez insülin kullanmak zorundayım. Yakalandığım ve haftalarca entübe, ardından yoğun bakım ve T.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesinden sonra da, (ömür boyu kendisine minnettar olduğum) Dahiliye Uzmanı Dr Ozan Gerenli kontrolünde tedavime devam ettiğim Lüleburgaz Devlet Hastanesi ile devam eden tedavi sürecimin, (covit e götüren) en önemli sebebi de diyabet olmuştu!
Özellikle, böbrek ve karaciğerde yaşanan deformasyonlar, safra kesesindeki çamur ve taş birikiminin doluluk oranına ulaşması, kan şekerinin zaman zaman 700 ‘ leri aşması (cihazlar en fazla 700 e kadar ölçebiliyor!), tedavi sürecine, bir de endokrin uzmanının eklenmesi ile devam ediyor.
Tekirdağ Şehir Hastanesi Endokrinoloji uzmanı Dr Betül Bilir ile 2 kez muayene ve kontrol aşamasında görüştük. (bununla birlikte de, diyabetik diyet takibimiz de başlamış oldu)
Bu sürecin, artık her hafta Salı veya Perşembe günleri yapılacak takip ve kontrollerle devam edeceğini söyleyebiliyorum. Buraya kadar her şey doğal…
Daha önceki yazılarımda da; “Tekirdağ Şehir Hastanesinin son derece modern ve önemli bir sağlık yatırımı olduğunu, muhalif kesimlerin eleştirdiği gibi (hasta garantisine lüzumun olmadığını) dile getirmiştim!” Öyle ya; Edirne ‘ den İstanbul ‘ a kadar olan bölgede (devlet hastanelerinde) 2 tane endokrin uzmanı tespit edebildim! Randevu alabilmek te, randevu alsan bile o gün içerisinde, muayene veya kontrol olabilmen de, öncelikle şans meselesi)
Silivri ‘ den kalkıp, Tekirdağ Şehir Hastanesine endokrin hekimine muayene olmaya gelen (hamile) bir hanım; ”Silivri ‘ den buralara geldim. Hamileyim ve 3 yaşında bir kızım daha var. :Bıkacak kimsem yok. Eşimle, çocuğumuzu da alıp, buralara geliyoruz. Kontrol ve tahlil sonuçlarının değerlendirilmesi, Salı ve Perşembe günleri saat ; 10.30 ile 11.30 arası oluyor. Öğleden sonra, 13.30 ‘ da da, devam ediyor. Sabah, o bir saatlik zamana sığabilmek için onlarca kişi kapıda bekliyor. Şansınız yaver gitmezse, öğleden sonraya, o zaman da olmazsa, başka bir zamana kalıyorsunuz. “ diyor. İki defadır geliyorum ve gördüğüm manzara kısmen doğru!
(Kısmen) diyorum; çünkü, koskoca hastanede tek endokrin uzmanı oluşu, denildiği gibi de, karşılaşıp, sohbet ettiğim hasta profilleri arasında, önemli kısmının il dışından geliyor oluşu, bölgedeki endokrin uzmanı yetersizliğini açıkça ortaya koyuyordu!
(Silivri’den, önceleri Çorlu ‘ da ki endokrin uzmanına gelmekte olduğunu ama o uzmanın da Kırklareli ‘ ne atandığı için, mecburen Tekirdağ ‘ a geldiğini) ifade eden bir hasta da; “Madem ki endokrin uzmanlarına olan ihtiyaç bu denli fazla. Neden bu kadar az var ?! Sağlık Bakanlığı, bunun planlamasını neden yapamıyor?! Onca gencimizin üniversite bitirip, sokaklarda işsiz olarak dolaştığı bir zamanda, hekimlik ve endokrin gibi, olmayan veya bulunamayan branşlara hekim kazandırılmıyor?!” diyor. Düşünüyorum. Adam sonuna kadar da haklı!
Bu tespitleri yaparken; önemli bir de hakkı teslim etmeden geçemeyeceğim! Tekirdağ ile sınırlı kalmayıp, tüm bölgeden akın akın Tekirdağ Şehir Hastanesi Endokrinoloji bölümüne muayene veya tedavi olmaya gelen insanların en önemli şansları da; Dr Betül Bilir gibi, işini severek ve isteyerek yapmaya çalışan, alkışlanası ve örnekleri bol olası bir hekimin görev yapıyor ulması!
Saat 12.00 ‘ de, öğle tatiline çıkan dahiliye uzmanları, birer birer ayrılırlarken, öğle tatilini de pas geçerek, o sürede birkaç tahe daha hasta bakayım düşüncesi ile vaktini hastalarına adamaktan kaçınmayan bir hekim, bir insan, bir birey var orada!
(Bir sonraki dönemde, Tekirdağ ‘ da yılın hekimi belirlenirken, Dr Betül Bilir ‘ in, o listenin tepesinde olmasını canı-ı gönülden arzu ediyorum)
Özellikle, pandemi ile birlikte, hastanelerdeki doluluk oranları bir hayli artmıştı. O sorun, giderek azalırken, hastanelerdeki rutin yığılmaların ise halen artarak, devam ettiğini görüyorum. Bakanlığın “hastanelerdeki doluluk oranlarının önünü kesebilmek için, aile sağlığı hekimlerinin, hastane yükünü alabilmesi için başlattığı çalışmalar ve sistemlerin, halk tarafından çok ta kabul görmediği, istenen aşamaya gelinemediği izlenimlerine sahibim!”
İşin özetine gelecek olursak; Tekirdağ Şehir Hastanesi; on numara bir sağlık kuruluşu olarak, bölge halkına sağlık hizmeti veriyor. Ancak; hastanede görev yapan hekim sayılarında yetersizlik durumu var (gibi) Endokrin uzmanının TEK oluşu da; o branşa gitmek durumunda olan hastalar açısından büyük bir sorun niteliğinde.
(Başka yerlerde ve fakültelerde, başka endokrin uzmanları da var ! Eksik yazmışsınız ! Diyenleriniz oluyor ise o zaman da “Koskoca şehir hastanesinde tek endokrin uzmanı oluşu ve orada teşhis ve tedavi olabilmek için sırada bekleyen insanların (amele pazarında, işe gitmek üzere kendini kamyonun önüne atan ırgatlar gibi) içeri girebilme yarışları yapmaları, bizzat gözlemlediğim bir durumdur! Bunu kabul etmeyenlerin, bir gün o hastanede, tebdili kıyafet şekilde beklemelerini öneririm!
(Bir başka nüans ise; “Endokrin uzmanı öncesinde, o hastaların zaten dahiliye aşamasını geçerek, gerek duyulması durumunda endokrin uzmanına (süzülerek) gelebilmeli! Yani, bu sayıları azaltılarak, o birime gelebilmiş hastaların durumları!
Son derece elverişli ve kaliteli bir konsept var ortada. Yetersiz olan; hekim sayıları! O sıkıntıları çözebilmek için ellerinden gelen özveriyi göstermeye çalışan, her türlü iltifata ve takdire şayan hekim ve çalışanları. B aştabibi, yardımcıları, hastane müdürü ve A Takımı…
Allah, hepsinden gani gani razı olsun…
Benim tedavi kontrol sürecimin daha uzunca zaman devam edeceği belli gibi! Yeri ve zamanı geldikçe de, tespit ve analizlerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Beni, evime birkaç km mesafedeki bir devlet hastanesi yerine, onca km yol yaparak, gidip geldiğim bir sağlık kuruluşuna gitmeye sevkeden Tekirdağ Şehir Hastanesi ‘ ne “iyi ki varsınız” diyorum.
Kalın sağlıcak ile …
Köşe Yazıları
Yayınlanma: 22 Nisan 2022 - 10:24
ENDOKRİN!
Şenol Goncagül Covit sonrasında, yaşanan büyük sıkıntılar ve iç organlardaki deformasyon nedeniyle, uzunca bir zamandan beridir Teikirdağ Şehir Hastanesi ‘ n de tedavi ve konntrol
Köşe Yazıları
22 Nisan 2022 - 10:24
İlginizi Çekebilir