Eğitim-İş Edirne Şubesi, 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı'na ilişkin hazırladığı dönem sonu değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şube Başkanı Nedim Zobar tarafından açıklanan raporda, Türkiye'deki eğitim sisteminin ekonomik, yapısal ve ideolojik sorunlarla karşı karşıya olduğu savunuldu. Raporda, eğitim alanında yaşanan sorunların münferit değil, uzun yıllardır uygulanan politikaların sonucu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, eğitim sisteminde yaşanan sorunların öğrenciler, öğretmenler ve veliler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu belirtilirken, kamusal eğitim anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

"Başarı Hikâyeleri Değil, Acı Gerçeklerle Karşı Karşıyayız"
Nedim Zobar, yaptığı açıklamada eğitim kurumlarında yaşanan güvenlik sorunlarına dikkat çekerek, son dönemde yaşanan öğretmen ölümleri, okul içi şiddet olayları ve Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamaları kapsamında yaşamını yitiren çocukların eğitim sistemindeki sorunların boyutunu gözler önüne serdiğini söyledi.
Yusuf Tekin'na yönelik eleştirilerde bulunan Zobar, eğitimde yaşanan problemlerin görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade ederek, öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının güvenliğinin öncelikli hale getirilmesi çağrısında bulundu.
"Parasız Eğitim İlkesi Zedeleniyor"
Raporda, devlet okullarında velilerden bağış, kayıt parası ve çeşitli aidatlar adı altında ücret talep edildiği belirtilerek, eğitim maliyetlerinin aile bütçeleri üzerinde ağır yük oluşturduğu savunuldu. Eğitim-İş, anayasal bir hak olan eğitimin giderek daha maliyetli hale geldiğini öne sürdü.
Özel okul sayılarındaki artışa da dikkat çekilen açıklamada, kamusal eğitim yatırımlarının artırılması yerine eğitimin ticarileşmesine yönelik uygulamaların yaygınlaştığı iddia edildi.
"Laik ve Bilimsel Eğitim Anlayışı Tehdit Altında"
Eğitim-İş'in raporunda, son yıllarda uygulamaya alınan eğitim politikaları da eleştiri konusu oldu. Özellikle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve çeşitli protokol uygulamalarının eğitim sisteminin laik ve bilimsel temellerinden uzaklaşmasına neden olduğu görüşü dile getirildi.
Sendika yetkilileri, öğrencilerin pedagojik ilkeler doğrultusunda eğitim almasının önemine vurgu yaparken, çağdaş ve bilimsel eğitim anlayışının korunması gerektiğini savundu.
"MESEM Uygulamaları Çocuk İşçiliğini Artırıyor"
Raporda, zorunlu eğitim çağındaki bazı öğrencilerin örgün eğitim dışında kaldığı belirtilirken, MESEM uygulamalarının çocuk işçiliğini derinleştirdiği iddia edildi. Ayrıca öğretmenlerin çalışma koşulları, özlük hakları ve mesleki güvencelerine ilişkin sorunların da giderek arttığı ifade edildi.
Öğretmenlik Meslek Kanunu, Akademi uygulaması ve mülakat sistemiyle ilgili eleştirilerin de yer aldığı raporda, eğitim çalışanları arasında ayrışmaya yol açan uygulamaların sona erdirilmesi gerektiği savunuldu.
Eğitim-İş'ten Milli Eğitim Bakanlığı'na Yedi Maddelik Çağrı
Eğitim-İş Edirne Şubesi, eğitim sisteminde yaşanan sorunların çözümü için yedi maddelik talep listesini de kamuoyuyla paylaştı. Sendika, eğitimde şiddeti önlemeye yönelik yasal düzenlemelerin yapılmasını, okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanmasını, öğrencilere ücretsiz okul yemeği sağlanmasını ve MESEM uygulamalarının kaldırılmasını istedi.
Bunun yanı sıra, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin geri çekilmesi, mülakat sisteminin kaldırılması, öğretmenler arasındaki statü farklılıklarının sona erdirilmesi ve özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi sağlanması talepleri de raporda yer aldı.
"Laik ve Kamusal Eğitim Mücadelemiz Sürecek"
Açıklamasının sonunda Nedim Zobar, çocukların nitelikli eğitim hakkına erişebilmesi ve öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına kavuşabilmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Zobar, laik, bilimsel, çağdaş ve kamusal eğitim anlayışının korunmasının Türkiye'nin geleceği açısından hayati önem taşıdığını ifade ederek, bu doğrultudaki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: