HABER MERKEZİ
Pınarhisar Ülkü Ocakları Başkanı Mümin Minteş, Doğu Türkistan’da insanlığın can çekiştiğini söyledi. Pınarhisar’da Çin'in Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlalleri kar yağışı altında protesto edildi. Ülkü Ocakları Pınarhisar Şubesi üyeleri, Çin'in Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlallerini protesto etti. Pınarhisar Ülkü Ocakları Başkanı Mümin Minteş, Doğu Türkistan’da insanlığın can çekiştiğini söyledi. Minteş okuduğu basın açıklamasında şunları kaydetti;
“Doğu Türkistan’da yaşanan soydaşlarımız, son yarım asırdır Komünist Çin’in baskı ve zulmü altında yaşama mücadelesi veriyor. Binlerce yıllık Türk toprağını işgal eden Çin yönetimi, bu toprakların asli unsurları olan Uygur Türklerine yönelik sistemli bir baskı ve asimilasyon politikası yürütüyor. Binlerce soydaşımızın öldürüldüğü, on binlercesinin cezaevlerine doldurulduğu Doğu Türkistan, şimdi de 2. Dünya Savaşı’nı andıran toplama kampları ile gündeme gelmiştir. Bu toplama kamplarında bulunan on binlerce soydaşımız akıbetinin ne olduğu ve ne olacağı kimse tarafından bilinmiyor. Uygur Türk’ü yavrularımız annelerinden, babalarından ayrı, ayrıca Çin’li ailelerin yanına veriliyor ya da Rahmatullah şirbakı gibi annesi babası kamplara götürüldüğü için sokakta donarak can veriyor. Dünyanın gözleri önünde cereyan eden bu kan dondurucu hadiseler karşısında insanlık adeta üç maymunu oynuyor. Komünist Çin’in barbarlığına isyan eden, tepki gösteren hiçbir ülke ne yazık ki bulunmuyor. Müslüman Türk her zaman olduğu gibi sahipsiz kalıyor. Doğu Türkistan’da yaşanan bu felaketlerin hüznünü taşırken, dünyanın bir çok farklı noktasında da benzer olayların cereyan ettiğini içimiz parçalanarak görüyoruz. Kırım işgal altında, Güney Azerbaycan Türklerine yönelik baskılar devam ediyor. Yemen’de yaşanan iç savaş ve abluka sonucu her gün yüzlerce çocuk açlıktan yada salgın hastalıklardan dolayı can veriyor. Müslümanların ellerini vicdanlarına koyup dünya da yaşanan bunca zulüm karşısında nasıl bir tavır içerisinde olduklarını Müslümanlar olarak birlik ve beraberliğimizin, dayanışma ve fedakarlığımızın ne boyutlarda olduğunu gözden geçirmelerini acizane istirham ediyorum.” (Kadir Sinici)