* Diyetisyen Sıla Yeniçeri; “Vücut 1 ay boyunca farklı bir düzene alıştığı için vücuda aniden fazla besin girmesi gereğinden fazla enerji alımına neden olmaktadır. Eski yeme düzenine kolay uyum sağlamak ve kilonun korunması için dikkat edilmesi gerekenler bazı noktalar vardır. Bayramın ilk günü güzel bir kahvaltıyla başlayın. Gün boyunca iştah kontrolünü sağlaması açısından mutlaka bayramın ilk gününe kahvaltı ile başlanmalıdır.1 yumurta (omlet veya haşlama),peynir çeşitleri, domates- salatalık, tam tahıllı ekmek kahvaltıda olmalıdır” dedi.
HABER MERKEZİ
Diyetisyen Sıla Yeniçeri, tüm herkesi ilgilendiren önemli bir açıklamada bulundu. Yeniçeri, açıklamasında; Vatandaşlara ramazan bayramında beslenme önerilerinde bulundu.
Kilonun korunması için dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu vurgulayan Yeniçeri; “Ramazan Ayı’nda 16-17 saatlik uzun açlık süresi olması ve öğün sayısının azalmasından dolayı metabolizma yavaşlamaktadır. Bayramın ilk gününde zengin kahvaltılarla başlayıp gün boyunca tatlıdan, yemeğine kadar ağır ve fazla besinler tüketildiğinde kilo alma ve sindirim problemleri kaçınılmazdır. Vücut 1 ay boyunca farklı bir düzene alıştığı için vücuda aniden fazla besin girmesi gereğinden fazla enerji alımına neden olmaktadır. Eski yeme düzenine kolay uyum sağlamak ve kilonun korunması için dikkat edilmesi gerekenler bazı noktalar vardır. Bayramın ilk günü güzel bir kahvaltıyla başlayın. Gün boyunca iştah kontrolünü sağlaması açısından mutlaka bayramın ilk gününe kahvaltı ile başlanmalıdır.1 yumurta (omlet veya haşlama),peynir çeşitleri, domates- salatalık, tam tahıllı ekmek kahvaltıda olmalıdır. Sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünleri yerine zenginlik katması açısından protein oranı yüksek hindi füme tercih edilebilir. Kek, börek gibi hamur işlerinden; patates, sosis kızartmalarından uzak durulmalıdır. Öğünleri kademeli artırın. Sahur ve iftar olmak üzere 2 öğünden oluşan 1 aylık yeme düzeninden sonra direkt günlük öğün 5-6’ya çıkarılmamalıdır. Kahvaltıdan sonra zeytinyağı eklenerek yapılan, çeşitli salatalarla hafif geçirilen bir öğle yemeği; akşam ile öğle arası uzun süreli olacaksa bir ikindi ara öğünü eklenmelidir. Tatlı tüketimini sınırlandırın. Bayramda birçok ikram ve ev sahibi ısrarıyla karşılaşılır. Öncelikle ısrarlar karşısında iradeli ve kararlı bir şekilde durmak çok önemlidir. Söz konusu kişinin sağlığı olduğu için öncelikle kendisini düşünmelidir. Baklavalar, revaniler tabiki süt-meyve ikilisinin, sütlü tatlıların yerini tutmayacaktır bu yüzde 3 günlük bayram süresinde kişi kendi istediği 1 günü seçip 2 adet baklava ile tatlı tüketimini sınırlandırabilir. O gün içinde 30-40 dakika tempolu yürüyüşle kalori alımı telafi edilebilir. Sahur yemekleri alışkanlık yapmasın. Ramazanda sahur için gece kalkıp tüketilen besinler, gece yatmadan önce bir şeyler atıştırma isteğine dönüşebilir. Bunun sonucunda kişilerde hazımsızlık, mide yanması gibi problemler görülebilir. Bunu engellemek için akşam yemeğinden sonra, yatmadan en az 2 saat önce 1 fincan bitki çayı+1 porsiyon meyve veya 1 bardak tarçınlı süt+2-3 adet ceviz tüketerek gece yemek yeme isteği baskılanmalıdır. Su tüketimini artırın. Ramazan boyunca vücut susuzluğa alışır. Yaz mevsimine de başladığımız şu dönemde su tüketimi 2,5 litreyi geçmelidir. Ekstra olarak asitli içecekler, kutu meyve suları yerine; şekersiz kompostolar, şekersiz limonata, soğuk ayran, sade maden suyu gibi içeceklerle de ferahlık sağlanabilir; eksik mineral ihtiyacı karşılanabilir. Fazla kafein tüketmeyin. Bayramlarda özellikle çay, kahve ikramları ve dolayısıyla tüketimi artar. Günde 300-400 mg’dan fazla kafein alımı kişilerde anksiyete, uykusuzluk, çarpıntı gibi sorunlara yol açar. Gün içinde 2 çay bardağı çay,1 filtre kahve ile kafein tüketimi dengede tutulabilir” (Kadir Sinici)