DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin bir araya gelerek oluşturduğu Edirne Emek Platformu, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamayla kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin dikkat çekici mesajlar verdi. Platform, artan askeri harcamaların toplum üzerindeki ekonomik yüküne dikkat çekerek, kaynakların silahlanma yerine eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere aktarılması gerektiğini vurguladı.
"Kaynaklar Savaşa Değil, Halka Ayrılmalı"
Edirne Emek Platformu adına açıklamayı yapan DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Caner Makasçı, dünya genelinde yaşanan savaşların ve silahlanma yarışının en büyük bedelini emekçilerin ödediğini ifade etti. Makasçı, savunma harcamalarındaki artışın, toplumun temel ihtiyaçlarına ayrılması gereken bütçeleri daralttığını belirterek, kamusal kaynakların öncelikle vatandaşların yaşam kalitesini artıracak alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Emekçilerin Önceliği Barış ve İnsanca Yaşam"
Yapılan açıklamada, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nde güvenlik politikaları ve askeri harcamaların ele alınacağına dikkat çekilirken, emek örgütlerinin ise farklı bir perspektifi savunduğu ifade edildi. Platform, silahlanma yarışının yerine istihdamın artırılmasını, sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesini ve yurttaşların insanca yaşayabileceği ekonomik politikaların uygulanmasını talep etti.
"Savaşın Faturası Her Zaman Halka Çıkıyor"
Basın açıklamasında, savaş ve çatışma ortamlarının yoksulluk, göç, işsizlik ve sosyal adaletsizlik gibi sorunları derinleştirdiği vurgulandı. Özellikle işçilerin, emeklilerin, kadınların ve gençlerin bu süreçlerden en fazla etkilenen kesimler olduğuna dikkat çekilirken, silahlanmaya ayrılan bütçelerin eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu ifade edildi.
Demokratik Haklar ve Özgürlükler Vurgusu
Edirne Emek Platformu, NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik önlemlerinin demokratik hak ve özgürlükleri sınırlandırmaması gerektiğini de belirtti. Açıklamada, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı başta olmak üzere temel hakların güvence altında tutulmasının önemine dikkat çekilirken, sendikal faaliyetlerin ve örgütlenme özgürlüğünün güvenlik gerekçesiyle kısıtlanmaması gerektiği kaydedildi.
"Barış ve Dayanışma Güçlendirilmeli"
Açıklamanın sonunda, Türkiye'de ve dünyada savaş politikaları yerine barışın, dayanışmanın ve toplumsal adaletin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Edirne Emek Platformu, kamu kaynaklarının silahlanmaya değil, insan yaşamını iyileştirecek eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere yönlendirilmesinin hem toplumsal refah hem de sürdürülebilir kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: