Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde 5 Eylül 2023 tarihinde yaşanan ve 6 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketine ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin yargılama sürecinde yaptığı usul hatasını gerekçe göstererek sanıklar hakkında verilen kararları bozdu. Karar, hem mağdur aileleri hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Facianın Ardından Açılan Davada Hapis Cezaları Verilmişti
İğneada’daki sel felaketinin ardından ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirtilen “Sisli Vadi” isimli bungalov tesisinin sahibi Bülent Bayrak ile diğer sorumlular hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçlamasıyla dava açılmıştı.
Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Bülent Bayrak 18 yıl hapis cezasına çarptırılırken, diğer sanıklar Cenan Aydın ve Büşra Gökgöz’e 7 yıl 6’şar ay hapis cezası verilmişti. Sanıklardan Sevcan Ulutürk ise beraat etmişti.
İstinaf Mahkemesi Kararları Onamıştı
Yerel mahkemenin verdiği kararlar, daha sonra Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından incelendi. İstinaf mahkemesi, tarafların yaptığı başvuruları esastan reddederek verilen cezaların hukuka uygun olduğu sonucuna varmıştı. Ancak dosyanın Yargıtay’a taşınmasıyla birlikte yargılama sürecindeki önemli bir usul eksikliği gündeme geldi.
Tartışmanın Merkezinde “Hâkimin Reddi” Talebi Var
Yargıtay incelemesinde, 16 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada mağdur yakınları ve avukatlarının mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle hâkimin reddini talep ettiği belirtildi.
Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise bu talebi, yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu değerlendirmesiyle geri çevirdi. Ancak mağdur tarafın bu karara karşı yaptığı itirazın üst mahkeme tarafından incelenmesi beklenmeden davaya devam edilmesi, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulundu.
Yargıtay’dan Net Mesaj: Tarafsızlık Tartışması Çözülmeliydi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddelerine dikkat çekerek hâkimin reddi talebi hakkında yapılan itiraz sonuçlanmadan yargılamanın sürdürülemeyeceğini vurguladı.
Kararda, reddi istenen hâkimin yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan işlemleri yapabileceği, sanıkların son savunmalarının alınması ve nihai hüküm kurulmasının ise bu kapsamda değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
Hüküm Kurulması Hukuka Aykırı Bulundu
Yüksek Mahkeme, tarafların itirazları sonuçlandırılmadan sanıkların son sözlerinin alınması ve kararın açıklanmasının yasal prosedüre aykırı olduğuna hükmetti. Böylece davanın esasına girilmeden önce önemli bir usul ihlalinin gerçekleştiği tespit edildi.
Bu değerlendirme doğrultusunda hem mağdur ailelerin hem de sanık avukatlarının temyiz başvuruları haklı bulundu.
Dosya Yeniden Kırklareli’ne Gönderildi
Yargıtay’ın oy birliğiyle aldığı bozma kararı sonrasında dava dosyası yeniden Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme, öncelikle tespit edilen usul eksikliklerini giderecek ve ardından yargılamayı mevzuata uygun şekilde yeniden ele alacak. Bu süreçte daha önce verilen mahkûmiyet ve beraat kararlarının hukuki durumu da yeniden değerlendirilecek.
Mağdur Aileler Süreci Yakından Takip Ediyor
İğneada’da yaşanan sel felaketinde yakınlarını kaybeden aileler, davanın başından bu yana adalet arayışlarını sürdürüyor. Yargıtay’ın bozma kararıyla birlikte dosya yeniden görülürken, gözler Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak yeni yargılama sürecine çevrildi.
Kamuoyunun yakından takip ettiği davanın, Türkiye’de afet kaynaklı can kayıplarıyla ilgili hukuki süreçler açısından da emsal niteliğinde sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: