Şenol Goncagül
“Kraldan çok, kralcılık” öne çıkar ya bazen! İşte hazır aklıma o konu düşmüşken, biraz nasihat edeyim istedim! Kime uyarsa, alıp, kendini bir çek etsin istiyorum!
Hani o; “çalıştıkları kurum ve kuruluşların başında olan yöneticilere, çok büyük adam muamelesi yapanlar” vardır ya, onlara göre, yanlarında çalıştıkları yöneticileri, dünyanın en büyük adamıdır!
Hayatta her ne iş olursa olsun, her kime ne iş yaptırılacaksa, yaptırılsın, bunlara göre, o baş ta ki insanlar, hepsini yapmaya haizlerdir!
Bu kralcılar, çalıştıkları kurumlardan dışarısını bilmeyen, kendi çakralarında, dar alanlarda, kısa paylaşımlarla günlerini heba eden insanlar modundadırlar!
“Aman, müdürümüz bu gibi basit şeylerle zamanını tüketmesin! Durup dururken sinirlenmesin! Vs. vs…”
Bundan yaklaşık 6 sene kadar evvel, sağlık bakanlığı ile sözleşmeli olarak, sağlık kuruluşlarında görevli personele “bankonun iki yanı” konulu seminerler vermiştim. Karabük, bu konuda benim de bir çok konuda bilinçlenmem adına, önemli bir seminer durağı olmuştu.
O seminerlerde, “bulunulan makam ve mevkiilerin kimseye kalmadığı, çalışılan kurum veya kuruluştaki en tepedeki yetkilinin de, mutlaka bir üstünün olduğu, bir gece yarısı çıkarılan atama ile de, o sizin yere göğe sığdıramadığınız yetkililerin, başka bir göreve atandıkları” konularını anlattık kendilerine.
(Aradan bunca zaman geçti ama o zaman tanıştığımız bir çok farklı il ve ilçedeki personel ile sohbetlerimiz sürüyor. O günden bu yana kaç tane il müdürü, hastane müdürü, şef vs gelip, geçmiş, belli bile değil)
Hastanede, bir baştabibin özel kaleminde mi çalışıyorsun?! Bir işin olduğunda, mesela milli eğitim veya herhangi bir kamu kurumuna gittiğinde, karşılaşacağın tavıra dikkat et ! Eğer, sana karşı takınılan tavırı beğenmiyor veya eleştiriyorsan, bunun aynı şekilde sende de yaşanmaması için, yaptığın işe çok ama çok dikkat et!
(35 yıllık gazetecilik meslek hayatımda, nice etkili ve yetkili kurum ve kuruluş yöneticileri tanıdım ki; millete illallah dedirteninden, Allah razı olsun dedirtenine kadar… Hangisinin adı veya ünvanları kaldı biliyor musunuz?! Allah razı olsun dedirtenleri…)
Bir hastanede işim mi var ? Baktım ki afra tafra yapılıyor, en yakındaki başka bir hastaneye giderim. Param müsaitse, özele giderim. Kimsenin de nazını veya gazını çekmek zorunda kalmam! Siz, yaptığınız işi yapıyorsunuz, bizler de yapamadıklarınızı eksik veya fazla yaptıklarınızı haber yapıyoruz. Herkesin kendine göre işi önemli ve gerekli sonuçta.
(Bu ve benzeri konuları, o seminerlerde bol bol örnekli olarak paylaştık arkadaşlarla. Hatta, Lüleburgaz Devlet Hastanesi personeli için yaptığımız sohbet toplantısında da, benzer konuları, örnekleri ile konuşmuştuk, o dönemlerde)
Hiç kimse, yaptıkları işleri sanat veya spor olsun diye yapmıyor! Evini geçindiriyor. Hayatını ikame ettiriyor. O nedenle de, yalakalık ve kralcılık yaptığınız insanların bile yeri geldiğinde kendilerine bile hayırlarının dokunmayacağını bir kenara (altını kırmızı kalemlerle çizerek) yazın diyorum!
Az önce de bahsettiğim hani o “Allah razı olsun” temenni ve dualarını alarak, yaptıkları işlerini halkı ve ihtiyaç sahibi olanlar için yapanlar var ya; örnekleri bol olsun!
Şimdi, herkes, yazılan bu yazımızdan kendi payına düşenleri alıp, kendilerine çeki düzen versinler!
Bir dahaki yazımda, örnekleri isimlendirerek, kaleme alacağımı da hatırlatırım, bu arada !
Yorumlar
Kalan Karakter: