Şenol Goncagül
3 Haziran ‘ da, gazetecilik mesleğine (profesyonel olarak) başlayalı 35 seneyi geride bırakıyorum. Hani, neredeyse, ikinci emeklilik hakkına bile sahip olacak durumdayım.
Sayısız valiler, milletvekilleri, belediye başkanları, başbakanlar, cumhur başkanları il ve ilçe başkanları gelip, geçti o 35 senelik zamanın içerisinden.
Geriye dönüp baktığımda; bir çoğunun adını bile hatırlamıyorum! Bulundukları makam ve görevlerinden güç almak yerine, güç veren ve ayırım yapmadan halkına hizmet edenleri tenzih ediyorum! Onları, ben unutsam bile halkımız unutmayacaktır.
Ulusal da ve uluslararası alanlarda da gazetecilik mesleğini yoğun ve geniş soluklu yapmış birisi olarak; o kadar çok şey gördüm ve yaşadım ki, bunların hepsini yazabilmeye zaman ve imkan bile bulamadığım anlar olmuştur.
Artık, 35 seneyi de gerkide bırakırken, en azından ilk zamanki toyluklarımız, heyecanlarımız ve hırslarımızı bir kenara bırakarak, çok daha ağır, bilgi ve birikim ile sorumluluk isteyen önemli konulara ve dosyalara bakmaya çalışıyoruz.
Akşam, başımızı yastığa koyduğumuzda; rahatça uyuyabiliyorsak, ne mutlu bize…
(İnsanlara yardım ve halkımıza hizmet için yapmaya çalıştığımız gazetecilik mesleğinde, zaman zaman hatalar yapabiliyor, mağduriyetlere sebep olabiliyor ve istemeden insanları kırabiliyoruz. Sonuçta, hepimiz insanız. Hata da yapabiliriz. Önemli olan; yapılan hata anlaşıldığında, haklının hakkını teslim edebilmek. Özür dileme erdemini ortaya koyabilmektir)
Ölüm tehditleri aldım. Mahkemelere gidip, geldim. İnsan kaybetmek pahasına, bildiğimi yazmaktan geri kalmadım. Ancak; her şey bir yere kadar! Bir yerde kilitleniyor veya kör düğüm olabiliyorsunuz!
“Bir gazetecinin not defterinden anıları içeren” ve kısa anektodlardan oluşan bir de mesleki kitap yazdım. Ama bir türlü düzenleme yapıp, baskıya veremedim. Gazete yazıları yazmaktan, kitap yazmaya zaman bulamadım! Aralara hep şiir kitapları girdi. Belki de, şiire olan yeteneğim, diğer yeteneğime oranla çok daha fazla ve yatkındı!
35 yıl, sadece gazetecilik için değil, her meslek için büyük bir deneyim demek. Allah, bana, bunca sene o mesleği yapabilmek için ömür ve sağlık verdi. Minnettarım…
(35 yıllık gazetecilik geçmişime rağmen, bir de birileri ortaya atlayıp, işimizi nasıl yapmamız gerektiğini öğretmeye kalkmıyorlar mı?! Ayar oluyorum!
Bakın; ben bu işi, çoluğuma, çocuğuma ekmek götürebilmek üzere, emek ve alın teri harcayarak, başka bir iş yapmadan, hobi kabul etmeden yaptım ve yapmaya da devam ediyorum!
(Sermayenin işin içine daha fazla girmesi ve herşeyde olduğu gibi, gazetecilik işinde de, siyasetin elini ayağını bu işin içine fazlaca atması, geldiğimiz gün itibari ile gazetecilik mesleğini de bir hayli zayıflattı! Teknolojinin de işe dahil oluşu, ekonomik krizler ve yerel basın üzerindeki Demokles in kılıcı, gelir düzeyini yerlere kadar indirdiği için de, zaman zaman etik yerine, tetikçiler sahne almaya başladılar!
Her alanda olduğu gibi, basında da yozlaşma süreci tüm hızı ile devam ediyor.
Kendini yenileyip, zamana ve şartlara ayak uydurabilenler, yollarına devam edecekler, Diğerleri, cv leri ne (eskiden gazeteciydim) yazmak durumunda kalacaklar!
35 yıl gibi, önemli bir mesleki zaman dilimini geride bırakmaya hazırlandığım şu günler nedeniyle, bu satırları karalamaya karar vermiştim. Bir türlü zaman bulamadığımdan, geciktiriyordum. O fırsatı buldum ve yazıyorum.
Yeniden görüşebilmek üzere…