Yerel seçimlere günler kaldı.
20 Şubat günü listeler seçim kuruluna verilecek.
Aylardır sahadayım.
Halkın arasına giriyorum.
Partili kimliğimden etkilenmeden amatörce nabız tutuyorum.
Üniversite yıllarımdan aklımda kaldığı kadarıyla istatistik yapıyorum.
Seçmenin sesini tarafsız bir anlayışla dinliyorum.
Kırk yıldır siyaset içindeyim.
Biraz tecrübemin olduğunu sanıyorum.
Trakya’daki durumu öğrenmeye çalışıyorum.
Lafı yormaya gerek yok.
Bu dönem çok kritik bir dönem.
Çok şaşıracağımız sonuçlarla karşılaşabiliriz.
“Olmaz” dediklerimiz olabilir…
“Olur” dediklerimiz olmayabilir.
Trakya halkı ideolojiden vazgeçiyor.
Hizmet siyasetine yöneliyor.
Ezbere oy atma dönemi kapanıyor.
Seçmen “Ne yaptınız” sorgulaması yapıyor.
Halkımız yıllarca hiç bir hizmet yapmadan günlerini geçirenleri cezalandıracak
gibi görünüyor.
Hizmet üretmeden dönemlerini tamamlayanların sığındıkları liman; “Bizim
seçmen bu pahalılıkta gidip onlara oy vermez” mantığı.
Seçmen de “Pahalılığı belediye Başkan adayı mı yaptı, sen gelip ucuzlatacak
mısın” demeye başladı.
“Bu seçim genel seçim değil, bu seçim yerel yönetimler seçimi, Genel siyasetle
bizi oyalamayın kentinize ne yaptınız ve ne yapacaksınız onu söyleyin” Diyor..
Bu sorgulamaları sahada çok duydum.
Hizmet görmemiş bölgelerde seçmen çok öfkeli.
Kentini geliştirmeyi bırakın, geriletmiş yerlerde halk çok kızgın.
Bir öfke patlaması yaşanıyor.
Tepkiler en ücra köşeye kadar ulaşmış.
Fazla uzatmaya gerek yok.
Partizanca bakmayan gözler bu dediklerimi görüyor.
Tarafsız kulaklar bu söylenenleri duyuyor.
Peki, ne olacak bu işin sonu?
Hizmet aramayan ve “ yeter ki partim kaybetmesin” diyen oylar seçim
kazanmaya yeterse; hüsran yaşanmaz.
Ama “yerel seçimde parti değil hizmet getirecek kişi önemli” diyenler, bir alt üst
oluşa doğru yönelirse; “OLMAZ” denilen olur işte o zaman.
Gelelim ekip işine.
Esas gürültü Belediye meclis listeleri açıklandığı zaman patlayacak.
Söz verilenler var.
Kırılamayacak karar vericilerin kontenjanları var.
Adayın çalışma ekibi var.
Belediye meclisi listesinde yer almak isteyen çok.
Ama seçilecek sıra sınırlı.
Gelin kurun listeyi kolaysa.
“Dengeli bir liste olsun” Deniliyor.
Listede en küçük bir hatanın çakacağı kıvılcım, ortalığı yakabilir.
Aday ne kadar önemli ise ekip de o kadar önemli.
Hiçbir şey yapamıyorsanız, halkın tepki gösterdiği insanlardan listenizi
arındırmanız gerekiyor.
Bunları ben söylemiyorum sandığa gidip oy kullanacak seçmenimiz söylüyor.
İnanmayanlar sahaya iner halka sorar öğrenir.
Değerli okuyucularım tamamen tarafsız bir anlayışla kaleme aldığım bu makale,
umarım karar vericilerin kulağın kar suyu kaçırır.
Eğer “Sen, ben, bizim oğlan” mantığı ile yapılan Liste ile yola çıkılırsa; bedeli
sandıkta ödenir.
Rakip açmış gözünü hata yapmanızı bekliyor.
Halkın istemediği kişiler üzerinde direnmeye gerek yok.
Çünkü halk ile inatlaşan kaybeder.
Yorumlar
Kalan Karakter: