AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan’ın, Polis Özel Harekat Başkan Yardımcısı Eraslan Er’i ziyareti sırasında kullandığı ifadeler dikkat çekiciydi. Özcan’ın, “15 Temmuz gecesinde hainlere karşı aslan gibi duruşu ve ortaya koyduğu cesur mücadele aziz milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır” sözleri, aslında yalnızca bir şahsa yönelik takdir değil; vatan uğruna canını ortaya koyan bütün kahramanlara duyulan minnetin ifadesiydi.
Bu millet, zor zamanlarda ön saflara koşan evlatlarını hiçbir zaman unutmaz. Ancak kahramanları sadece hatırlamak yetmez. Onların bilgi, tecrübe ve devlet sadakatinden daha fazla istifade etmek de millet olarak boynumuzun borcudur. Kahramanların daha etkin görevlere getirilmesi, aslında onlara karşı bir vefa borcunun yerine getirilmesidir.
Eraslan Er’in hayat hikâyesi, devlet hizmetinin nesilden nesile aktarılan bir adanmışlık ruhu olduğunu gösteriyor. Babası, Hakkâri Özel Harekât Şube Müdürü Şehit Ali Er, 1992 yılında Van’ın Başkale ilçesinde PKK’lı teröristlerin saldırısında şehit düştü. Henüz genç yaşta babasını vatan uğruna toprağa veren Eraslan Er ise aynı kutsal davanın peşinden yürümeyi tercih etti. Şehit bir emniyet müdürünün emaneti olarak teşkilata katıldı, Özel Harekat saflarında görev yaptı ve başarılarıyla Polis Başmüfettişliğine kadar yükseldi.
Vatan Sevgisinin Şekillendirdiği Bir Kariyer
Eraslan Er’in görev geçmişine bakıldığında sıradan bir bürokrat profili görmek mümkün değildir. Ankara’da terör örgütlerine karşı yürütülen birçok kritik operasyonda ön saflarda yer aldı. PKK, DEAŞ ve DHKP/C gibi terör örgütlerinin kanlı eylem planlarının engellenmesinde önemli roller üstlendi. Kamu kurumlarını hedef alan saldırı girişimlerinden canlı bomba operasyonlarına kadar birçok kritik süreçte sevk ve idare ettiği ekiplerle ülke güvenliğine önemli katkılar sundu.
Ancak onu kamuoyunun hafızasında farklı bir yere taşıyan en önemli dönüm noktalarından biri hiç kuşkusuz 15 Temmuz hain darbe girişimidir.
O karanlık gecede birçok kişi ne yapacağını bilemezken, Eraslan Er ve emrindeki Özel Harekat personeli canlarını ortaya koyarak devletin yanında saf tuttu. Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nda darbecilere karşı yürütülen operasyonların en kritik isimlerinden biri oldu. Yaralı halde bulunan dönemin Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan’ın kurtarılmasını sağlayan ekiplerin başında yer aldı.
Daha da önemlisi, operasyonlar sırasında sadece darbecileri etkisiz hale getirmeyi değil, içeride canlı kalkan olarak kullanılan askerlerin ve çevredeki sivillerin zarar görmemesini de gözetti. İşte gerçek devlet adamlığı ve gerçek güvenlik anlayışı tam da budur. Güç kullanırken bile milletin canını öncelemek…
Genç Polislerin Örnek Aldığı Bir İsim
Emniyet teşkilatı içerisinde Eraslan Er’den söz edildiğinde sadece başarılı operasyonlar değil; aynı zamanda mütevazılığı, insan ilişkileri, disiplini ve liyakati de konuşuluyor. Görev yaptığı her kademede meslektaşlarının takdirini kazanmış bir isim olması tesadüf değildir.
Bugün birçok genç polis memuru ve özel harekât personeli, onun meslek hayatını örnek gösteriyor. Çünkü Eraslan Er’in hikâyesi makam hırsının değil, görev aşkının hikâyesidir. Şehit bir babanın emaneti olarak başladığı devlet hizmetini, aynı inanç ve kararlılıkla sürdürmesinin hikâyesidir.
Devlet kurumlarının gücü sadece sahip oldukları teknolojiyle ölçülmez. O kurumları ayakta tutan, vatan sevgisiyle görev yapan insan kaynağıdır. Bu nedenle fedakârlığı, tecrübesi ve sadakati tartışmasız olan isimlerin daha etkin görevlere getirilmesi, sadece bireysel bir takdir meselesi değildir. Aynı zamanda ülkenin güvenliği açısından stratejik bir gerekliliktir.
Vefa Sadece Sözle Olmaz
Türkiye, terörle mücadelede çok ağır bedeller ödedi. Nice evlatlar şehit düştü, nice kahramanlar canlarını ortaya koydu. Bugün huzur içinde yaşayabiliyorsak bunda Eraslan Er gibi isimlerin ve onların omuz omuza görev yaptığı kahraman güvenlik mensuplarının büyük payı vardır.
Devletine ve milletine ömrünü adamış insanların daha önemli sorumluluklar üstlenmesi, yalnızca onların hakkı değil, aynı zamanda milletin de kazancıdır. Çünkü görev aşkıyla çalışan, tecrübeyle yoğrulmuş ve sadakati sınanmış kadrolar güçlendikçe ülkenin güvenliği de güçlenir.
Eraslan Er’in hikâyesi bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Kahramanlar sadece geçmişte kalmamalıdır. Onların bilgi birikiminden, tecrübelerinden ve vatan sevgisinden bugün de yararlanılmalıdır. Çünkü böylesine fedakâr devlet hizmetkârlarının daha etkin görevlerde bulunması, hem aziz şehitlerimize duyduğumuz vefanın bir gereği hem de Türkiye’nin geleceğine yapılacak en değerli yatırımlardan biridir.
Nezaketi, misafirperverliği ve o aslan gibi duruşu için Eraslan Er'e teşekkür ediyor, görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Rabbim, onu ve onun gibi bu vatan için ter döken tüm kahramanlarımızı korusun. Şehit babası Şehit Ali Er'e ve bu topraklar uğruna can veren tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: