* Mevcut sistemin istikrarsızlık üreten, insanları darağacında sallandıran bir sistem olduğunun belirten Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Hüseyin Yayman; “Türkiye'de rahmetli Ecevit'in dediği gibi bu sistem değişmelidir. Türkiye'yi ileriye taşıyacak, 21. asrı Türkiye'nin yapacağı bir sisteme ihtiyaç var. Erkekler için Mars'ta kızlar için için Venüs'te cereyan eden Patagonya'da olan bir olay değil, bu hikaye sizin babanızın hikayesi, idam edilen amcanızın hikayesi, sürgüne gönderilen halanızın hikayesi, yani bizim hikayemiz. Bu Türkiye'nin hikayesi. Biz Türkiye'nin yıldızının parlamasını istiyoruz. Onun için de hürriyetleri, aşı, işi, ekmeği büyüteceğiz” dedi.
HABER MERKEZİ
Kırklareli Ticaret Borsası tarafından düzenlenen “Anayasa Değişikliği Bilgilendirme” Toplantısı 24 Mart 2017 Cuma günü saat 15.00’te Kırklareli Üniversitesi Rektörlük Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Hüseyin Yayman, İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Haluk Alkan, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Kılıç ve Sivil Dayanışma Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Anayasa Değişikliği Bilgilendirme” Toplantısı birer konuşma yaparak katılımcılara Anayasa Değişikliğini anlattı.
Toplantıya; Kırklareli Valisi Esengül Civelek, AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, Kırklareli Adalet Komisyonu Başkanı Vahdet Yeltepe, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Şengörür, Kırklareli İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Selahattin Acara, Kırklareli İl Emniyet Müdürü Erkin Adalar ile çok sayıda vatandaş katıldı.
* “Bu bir hükümet modeli değişikliğidir”
Düzenlenen toplantıda ilk olarak konuşan Sivil Dayanışma Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin; “Türkiye bu değişime ayak uydurmak durumunda. Bunu yaparken, anayasa değişikliğinde esas ana unsur nedir diye baktığımızda, bu bir hükümet modeli değişikliğidir. Türkiye, 93 yıllık Cumhuriyet birikimiyle 21. yüzyılda bu değişimi gerçekleştirmek durumunda. Çünkü artık coğrafyamız, etrafımız 21. yüzyılın şartları çerçevesinde yeniden şekilleniyor. Bugün 65. hükümetle yönetiliyoruz. Basit bir ortalamayla 1,5 yıla tekamül eden hükümetlerle yönetiliyoruz. Batı demokrasilerinde ise Trump Amerika’nın 45. başkanı. Cumhurbaşkanlığı açısından baktığımızda Türkiye’de şu an 12. cumhurbaşkanı ile devlet ve millet temsil ediliyor. 12 ile 65 arasında ciddi bir fark var” dedi.
* “82 Darbe Anayasası sürekli değiştirilip onarılmaya çalışıldı”
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Kılıç ise Anayasa Değişiklik Paketi hakkında yaptığı açıklamada; “Cumhuriyet tarihinde sürekli darbe anayasaları ile gelinmiş, 82 Darbe Anayasası sürekli değiştirilip onarılmaya çalışılmıştır ancak 18 madde olmasına rağmen özgül ağırlığı en yüksek değişim 16 Nisan'da yaşanacaktır. Esaslı değişik ise hükümet sisteminin değişiyor olmasıdır. Belli kesimlerin retorik söylemi ise ''rejim elden gidiyor.'' Darbe Anayasalarına baktığımız zaman Devlet-millet ilişkisi sürekli ötekileştirme şeklinde olmuş. Yani askeri ve bürokratik vesayetin halkın üstüne ihdas edildiğini gördük. 2002 sonrasında Anayasa paket değişikliği ile iyileştirilmelere gidildiğini hatırlıyoruz. Mevcut sistem eksikleri olan bir sistem, bunu herkes kabul ediyor. Değişen pakette yargının bağımsızlığının yanında tarafsızlık ilkesinin güvence altına alındığını görüyoruz. Milletvekili sayısının 550'den 600'e çıkması ise olumlu bir adımdır. Türkiye'de 550 vekil temsilde yetersiz. Avrupa'da bu oran 43 bin seçmene 1 (temsilci) düşerken, Türkiye'de 140 bin seçmene 1 vekil düşüyor. Geçmişe bakacak olursak tabloyu şöyle görebiliriz; 1982 seçiminde 20 milyon seçmen 400 vekil, 1985 seçimin 24 milyon seçmen 450 vekil, 1995 seçiminde 34 milyon seçmen 500 vekil, 2007 seçiminde 57 milyon seçmen 550 vekil. Milletvekili sayısının 600'e çıkması temsilde adalet noktasında doğru bir karardır. Bu oran Avrupa'da olsa 900 vekile yaklaşırdı Üzerinde çok konuşulan diğer bir konu ise seçilme yaşının 18'e inmesi. Avrupa ülkelerinde birçok ülkede seçilme yaşının 18 olduğunu görüyoruz. Kabul etsek te etmesek te gençlikte bir sosyal kesimi oluşturuyor, hitap ettiği bir kitle var, onlarında bu ülke için görüşleri ve söyleyecekleri sözleri var” şeklinde konuştu. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Haluk da yaptığı konuşmada; “1982 Anayasası döneminde Türkiye hiçbir zaman parlamenter bir işleyişe sahip olmamıştır. Cumhurbaşkanları anayasadaki yetkilerini bir veto silahı olarak hükümetler üzerinde kullanmışlar. Bakanların kimler olacağına, bakanlar kurulunun bileşimine, kimlerin yüksek kademelere atanacağına, hatta hatta hangi politikaların Türkiye için doğru olduğuna dair bütün konularda müdahale etmişlerdir” dedi
* “Bu Türkiye'nin hikayesi”
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman; “Türkiye'de rahmetli Ecevit'in dediği gibi bu sistem değişmelidir. Türkiye'yi ileriye taşıyacak, 21. asrı Türkiye'nin yapacağı bir sisteme ihtiyaç var. Erkekler için Mars'ta kızlar için için Venüs'te cereyan eden Patagonya'da olan bir olay değil, bu hikaye sizin babanızın hikayesi, idam edilen amcanızın hikayesi, sürgüne gönderilen halanızın hikayesi, yani bizim hikayemiz. Bu Türkiye'nin hikayesi” dedi. Mevcut sistemin istikrarsızlık üreten, insanları dar ağacında sallandıran bir sistem olduğunu belirten Yayman; “Türkiye'de rahmetli Ecevit'in dediği gibi bu sistem değişmelidir. Türkiye'yi ileriye taşıyacak, 21. asrı Türkiye'nin yapacağı bir sisteme ihtiyaç var. Erkekler için Mars'ta kızlar için Venüs'te cereyan eden Patagonya'da olan bir olay değil, bu hikaye sizin babanızın hikayesi, idam edilen amcanızın hikayesi, sürgüne gönderilen halanızın hikayesi, yani bizim hikayemiz. Bu Türkiye'nin hikayesi. Biz Türkiye'nin yıldızının parlamasını istiyoruz. Onun için de hürriyetleri, aşı, işi, ekmeği büyüteceğiz” diye konuştu. Güçlü bir Türkiye için yeni Anayasa'ya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yayman; “Türkiye'de 93 yılda 65 hükümet değişmiş. Fazla söze gerek var mı? Nasıl kalkınma olsun, nasıl istikrar olsun? Recep Tayyip Erdoğan 12. Cumhurbaşkanı’dır. Eğer Türkiye'de cumhurbaşkanlığı sistemi olsaydı, sayılar değişir, rakamlar farklı olmakla beraber, 12. değil de 20. cumhurbaşkanı olurdu. Bu aritmetiğin politik bir anlamı var mı? Bu kadar yoğun istikrarsızlığın olduğu, 93 yılda 65 hükümetin kurulup dağıldığı, her 15 ayda bir hükümetin değiştiği, koalisyonların olduğu ülke, 70 sente muhtaç hale geldi. 19 defa Türkiye, IMF ile Sevr anlaşması imzalamış. 2 yılda bir, hazineniz tam takır kuru bakır, gidiyorsunuz IMF'nin kapısında duruyorsunuz. İşte; biz Türkiye'de güçlü hükümetler olsun diye, istikrar olsun diye, Türkiye'de fikri hür, vicdanı hür nesiller olsun diye, Türkiye dünyanın en güçlü ülkesi olsun diye, 21. asır Türklerin ve Türkiye'nin asrı olsun diye, 16 Nisan'da 'Evet' diyoruz. 16 Nisan'da Türkiye ya dünyanın gelişmekte olan kategorisinde olacak, ya da süper adımlarla 21. asra yürüyen bir ülke olacak. Türkiye'de sistemin adını koymamız lazım. Şu anda Türkiye'de parlamenter sistem vardır. 14 Mayıs1950'de Türkiye'de çok partili hayata girildi. Türkiye'de birçok kez darbe oldu. Son olarak ise 15 Temmuz 2016 tarihinde de kendisinden önceki 5 darbenin genetiğine uymayan, dünyanın en alçak, en namussuz, en hain FETÖ'cü darbe girişimi oldu. Bu konvansiyonel bir darbe değildir. Bu Türkiye'yi iç savaşa ve işgale hazır hale getirmenin taşeronluğunu yapan, adına hizmet diyen bir hezimet hareketinin, Türkiye'deki tankın namlusunu millete çevirmesiydi. Biz diyoruz ki 16 Nisan'da artık bu darbeler tarihi sona ersin. Artık Türkiye'de her türlü vesayet ortadan kalksın. Artık Türkiye'de güçlü yönetim olsun, istikrarlı hükümetler olsun. 5 yıllığına kim seçiliyorsa, gelsin o ülkeyi yönetsin, diyoruz.” (Kadir Sinici)