Trakya Kent Konseyleri Birliği Başkanı Dt. Yasemin Ertaş, Bulgaristan Istrancaları’nda 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Strandja Milli Parkı yetkililerinin daveti üzerine düzenlenen Zelenika Festivali’ne katıldı. Etkinlik, Türkiye ve Bulgaristan arasında doğa ve kültür bağlarını güçlendiren önemli bir buluşma olarak dikkat çekti.
Festival kapsamında park yöneticileri Neven Karavasilev, Rila Milli Parkı Direktörü Dimitır Gregirov ve Başkan Yardımcısı Nikola Hristov’a misafirperverlikleri için teşekkür edildi.
Zelenika Festivali Renkli Görüntülere Sahne Oldu
Bulgaristan’ın Bliznak köyünde gerçekleştirilen Zelenika Festivali, yöresel yemekler, folklor gösterileri, şiirler, şarkılar ve gayda ile davul eşliğinde renkli görüntülere sahne oldu. Katılımcılar, doğa yürüyüşleriyle bölgenin eşsiz ekosistemini keşfetme fırsatı buldu.
Farklı zorluk seviyelerine sahip üç ayrı rota üzerinden düzenlenen yürüyüşler, doğa bilincine dikkat çekmeyi amaçlayan önemli bir farkındalık etkinliği olarak değerlendirildi.

Aynı Dağın İki Farklı Yüzü Dikkat Çekti
Festivalde yapılan gözlemler, sınırın iki tarafındaki farklı manzarayı da ortaya koydu. Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Karaabalar köyünün karşısında yer alan Bliznak köyünde müzik ve doğa uyumu hâkimken, Türkiye tarafında ise zaman zaman dinamit ve iş makinesi seslerinin duyulduğu ifade edildi.
Bu durum, Trakya’nın doğal yapısının enerji ve kalkınma projeleriyle nasıl farklı yönlere evrildiğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
“Doğayla Uyum mu, Tüketim mi?” Sorusu Gündemde
Etkinlikte yapılan değerlendirmelerde, doğayla uyum içinde yaşamın önemine vurgu yapılırken, kalkınma süreçlerinde doğanın korunması gerektiği mesajı öne çıktı. Katılımcılar, doğanın sürdürülebilir kullanımının gelecek nesiller için kritik olduğunu belirtti.
Bir yanda gayda ve davul sesleriyle kutlanan yaşam, diğer yanda doğayı dönüştüren endüstriyel faaliyetler arasındaki fark dikkat çekti.
“Geleceğe Hangi Sesi Bırakacağız?” Mesajı
Yasemin Ertaş’ın da vurguladığı gibi, etkinlikte en çok dikkat çeken mesajlardan biri “Gelecek nesillere hangi sesi bırakacağız?” sorusu oldu. Gaydanın ezgisi ile dinamit sesleri arasındaki tezat, doğa ve insan ilişkisini yeniden tartışmaya açtı.
Doğanın korunmasının sadece çevresel değil, aynı zamanda insani bir sorumluluk olduğuna dikkat çekilerek, ekosistemin geleceği için ortak bilinç çağrısı yapıldı.
“Doğa Sustukça Gelecek de Susar” Vurgusu
Festival sonunda yapılan değerlendirmelerde, doğanın korunmasının yalnızca bugünün değil geleceğin de teminatı olduğu ifade edildi. Ağaçların gölgesi, kuşların sesi ve suyun akışı gibi doğal değerlerin insanlığın ortak mirası olduğu hatırlatıldı.
Etkinlik, Trakya ve Balkanlar arasında çevre bilinci ve kültürel iş birliği açısından önemli bir mesaj olarak kayda geçti.
Haber Merkezi