İşsizliğin en çok olduğu illerin başında gelen şehirde bu kış şartlarıyla mücadele eden bir kesim var. Yani şehirdeki sokak satıcıları. Şüphesiz şehrin bu soğuk havasından en çok etkilenen kesimlerin başında gelir sokak satıcıları.
Kimisi başka iş bulamadığından, kimisi okuyup atanamadığından kimisi küçükten bu işte girdiğinden başka bir iş yapamadığından dolayı yıllardır bu sokaklarda özellikle kış soğukları ile mücadele ederek bir ekmek kazanma derdinde. Kışın çetin havası dışında artık ekonomik krizle de mücadele etmek zorundalar. Çünkü fiyat pahalılığı ve insanların alım gücünün düşmesi en az kışın soğukları kadar onları etkileyip mağdur ediyor.
Biz de Yeşilyurt Gazetesi olarak seyyar satıcılık yapan vatandaşlara Edirne soğuğu ve ekonomik krizden nasıl etkilendiklerini sorduk.
“her gün soğuğun altındayız”
Seyyar satıcı Ümit Aynalı,"50 seneye yakındır , Edirne'nin kış şartları ile ekonomik krizden de şikayetçi:Bu memlekette iş yok, güç yok. 50 senedir kar kış demeden bu soğuk havalarda çalışıyoruz. Bu çektiğimiz işkence gibi çileye rağmen zor geçiniyoruz. Paranın değeri kalmamış. Bin lira yüz liranın değerine gelmiş, yüz lira ise on liranın değerine gelmiş. Günlük bin lira kazansak bile, şuradaki marketlerden birine girsek iki poşet eşya ya alırız ya da almayız. Geçinmek zor gerçekten” diyor.
Gelir dağılımındaki adaletsizliğe de dikkat çeken Ümit Aynalı şunları diyor:
“Bu memleket Sibirya gibi soğuk bir yer. Yağmurun, karın, soğuğun altında kalıyoruz. Yaşanılacak gibi değil. Birilerinin durumlarının iyi olması, ceplerinin dolu olması bizim de iyi olduğumuz ve geçindiğimiz anlamına gelmesin. Uzaktan görüldüğü gibi değil. Gelip burda halimizi görsünler, neler çektiğimizi görürler”.dedi
Aynalı“Bu memlekette iş yok, güç yok. 50 senedir kar kış demeden bu soğuk havalarda çalışıyoruz. Bu çektiğimiz işkence gibi çileye rağmen zor geçiniyoruz. Paranın değeri kalmamış. Bin lira yüz liranın değerine gelmiş, yüz lira ise on liranın değerine gelmiş. Günlük bin lira kazansak bile, şuradaki marketlerden birine girsek iki poşet eşya ya alırız ya da almayız. Geçinmek zor gerçekten” diyor.
Aynalı“ Yaşanılacak gibi değil. Birilerinin durumlarının iyi olması, ceplerinin dolu olması bizim de iyi olduğumuz ve geçindiğimiz anlamına gelmesin. Uzaktan görüldüğü gibi değil. Gelip burda halimizi görsünler, neler çektiğimizi görürler”.
Ekonomik krizden dolayı yetkililere de seslenen Aynalı, şu çağrıyı yapıyor:
“Bir malın fiyatı değerinin on katına çıkmış. Örneğin; temel gıda maddelerinden olan yumurtanın kolisi iki sene önce otuz liraydı, bugün doksan lira olmuş. Bu konuda devlet büyüklerimizden konuya el atmalarını istiyoruz. Çünkü herkesin maddi durumu iyi değil. Çok zor geçinen vatandaşlarımız var. Eskiden asgari ücret bin lirayken millet rahat geçirebiliyordu. Şimdi sekiz bin, on bin alanlar bile bu şartlar altında geçinmekte zorlanıyorlar.Cebimiz kadar vücudumuz da soğuk havadan kötü etkileniyor”dedi
Birol Çakan