Doğayı Koruma Derneği (DOKU) Kırklareli Şubesi Başkanı Göksal Çidem, Istranca Dağları’nda yaşanan çevresel farklılıklara dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Istranca Dağları’nın bir tarafında doğa korunurken, diğer tarafında yıkım projelerinin hız kazandığını belirten Çidem, “Aynı dağ, aynı orman ama iki farklı kader” sözleriyle durumu özetledi.
Sınırın İki Yakası: Bahar ve Yıkım
Mutlu Dere’nin iki ülke arasında doğal sınır oluşturduğunu ifade eden Çidem, Bulgaristan tarafında baharın coşkuyla karşılandığını, Türkiye tarafında ise iş makineleri, dinamit sesleri ve rüzgar enerji santrallerinin (RES) uğultusunun hâkim olduğunu söyledi. Yaban hayatının bu durum karşısında yönünü şaşırdığını vurguladı.

Istrancalar: İstanbul’un Nefes Borusu
Istranca Dağları’nın yalnızca Kırklareli ve Ergene Havzası için değil, İstanbul için de hayati öneme sahip olduğunun altını çizen Çidem, bölgenin kentin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olduğunu belirtti. Türkiye nüfusunun önemli bir bölümünün yaşamını doğrudan etkileyen bu alanın korunmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Binlerce Tür Tehlike Altında
Bölgede yapılan bilimsel çalışmalara göre 2117 bitki ve 2062 hayvan türü olmak üzere toplam 4179 canlı türünün tespit edildiğini belirten Çidem, Istrancalar’ın Avrupa’nın en önemli doğal ormanlarından biri olduğunu söyledi. Farklı iklimsel özellikleri ve ekosistem çeşitliliği sayesinde bölgenin eşsiz bir biyolojik zenginliğe sahip olduğunu vurguladı.
Bulgaristan Koruyor, Türkiye Tüketiyor
Çidem, Bulgaristan tarafında yer alan Strandzha Doğa Parkı’nın biyosfer rezerv alanı olarak korunduğunu ve ülkenin en büyük doğal parkı olduğunu hatırlattı. Türkiye’de ise Istrancalar’ın büyük bölümünün maden ve enerji projelerine açıldığını ifade eden Çidem, iki ülke arasındaki yaklaşım farkının “siyah ve beyaz kadar net” olduğunu söyledi.
“Taş Devri Değil, Doğa Devri” Çağrısı
Türkiye tarafındaki durumu “taş devri” olarak nitelendiren Çidem, bir tarafta “Dikkat hayvan çıkar” tabelalarının, diğer tarafta ise “Dikkat kamyon çıkar” uyarılarının yer aldığına dikkat çekti. Doğal yaşamın korunması için acil adımlar atılması gerektiğini belirten Çidem, tüm canlıların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Biyosfer Rezervi Çağrısı
Çidem, Türkiye’deki Istranca Ormanları’nın acilen biyosfer rezerv alanı ilan edilmesi gerektiğini vurguladı. 2010 yılında Avrupa Birliği projesi kapsamında hazırlanan çalışmanın yıllardır bekletildiğini belirten Çidem, bu sürecin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Istrancalar’ın korunmasının sadece çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Gelecek Nesiller İçin Kritik Uyarı
Istranca Dağları’nın korunmaması durumunda özellikle İstanbul’un su ve hava kaynaklarının ciddi risk altına gireceğini belirten Çidem, “Bu dağlar yok olursa, geleceği de kaybederiz” dedi. Avrupa’nın en önemli doğal alanlarından biri olan Istrancalar’ın kayıtsız şartsız korunması gerektiğini vurgulayan Çidem, bunun gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olacağını sözlerine ekledi.
Haber Merkezi