* Kırklareli İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Çiğdem Cerit; “Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı, iftar için ise Özellikle ızgara, haşlama, fırında buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin” dedi.
HABER MERKEZİ
Kırklareli İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Çiğdem Cerit, Ramazan ayının sıcak yaz günlerine rastlaması nedeni ile oruç tutanların sağlıklarına daha fazla önem vermeleri gerektiğini söyledi. Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününün atlamaması gerektiğini ifade etti. İftar ve sahurda su tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini belirten Cerit; “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. Günde en az 2-2,5 litre su içmeye, bununla birlikte ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda tüketmeye özen gösterilmelidir. Çok sıcak havalarda aşırı beden hareketi yapılması durumunda vücuttan su ve tuz kaybı daha da artar. Bu gibi durumlarda tuzlu ayran içilmesi önerilir” dedi. Kahvaltılık iftar tabağının peynir, domates, zeytin gibi; bir kase çorba, Salata, bir tabak et, tavuk veya sebze yemeği, Bulgur pilavı Bir kase yoğurt 2-3 dilim tam buğday ekmeği En az yarım litre sudan oluşması gerektiğini belirten Dr. Cerit, rahatsız olmadan oruç tutabilmek için sahur menüsünün ise Kahvaltı tabağı olarak peynir, zeytin, bal, pekmez bir haşlanmış yumurta, domates, salatalık, maydonoz, Fındık, ceviz (bir avuç kadar) Üç dilim tam buğday ekmek ile oluşmasının faydalı olacağını belirtti.
* Ramazanda Su Tüketimi
Ramazan Ayı’nda yererince su tüketilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Cerit; “Ramazanda yeterince su tüketmeyi ihmal etmeyin. Ramazan’da günde en az 2,5 - 3 litre su tüketimi vücudun su ve elektrolit dengesinin bozulmasını engeller. Hiçbir içecek tam olarak suyun yerini tutmaz. Su tüketimini engellememesi ve sıvı kaybını artırmaması açısından çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalı, bunun yerine doğrudan su tercih edilmelidir” dedi.
* Kimler için oruç tutmak sakıncalı?
Dr. Cerit, emziren annelerin oruç tutmasının sakıncalı olduğunu belirterek açıklamasının devamında şunları kaydetti; “Diyabet hastaları, Oruç tutmak sağlıklı insanların metabolik dengesini değiştirmez, ancak diyabetliler için oruç tutmak sakıncalı olabilir. Diyabetli bireyler azar azar ve sık sık yeme şekline dayanan bir beslenme programı uygularlar. Ramazanda ise uzun süre aç kaldıklarından şeker düşmesi sonucu hayati tehlikeler söz konusu olabilir. Vücudunda insülin yetersizliği ve şeker kullanımında dengesizlik olduğu için iftardan sonra hiperglisemi koması olabilir, felç veya ölüme neden olabilir. Hamileler; Hipoglisemi, bayılmalar, bebek sağlığı açısından risklidir. Emzikliler; Sıvı alımı azalacağından süt salınımı etkilenmektedir ve bebek yeterince anne sütü alamamaktadır. Çocuklar, Seyahatte olanlar, Akli dengesi ve psikolojik durumu bozuk olanlar, Çok yaşlı ve hasta olan insanlar, Ağır kalp ve böbrek hastası olanlar, Mide ülseri, safra kesesi iltihabı veya taşı olanlar, Karaciğer yetmezliği olanlar, Tansiyon hastaları, Ağır enfeksiyon geçirenlerin oruç tutması önerilmez.
* Ramazanda Fiziksel Aktivite
İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından önemlidir. Ramazan Ayı’nın kilo almadan bitirilebilmesi için mutlaka iftardan 1-1,5 saat sonra 45-60 dakikalık yürüyüş yapılması önerilmektedir.” (Kadir Sinici)