HABRE MERKEZİ
Saadet Partisi (SP) Kırklareli İl Başkanlığı tarafından 9 Eylül 2017 Cumartesi günü saat 10.00’da Parti binasında basın mensuplarına yönelik kahvaltı programı düzenlendi.
Kahvaltı programında gündeme dair açıklamalarda bulunan Saadet PartisiKırklareli İl Başkanı Salih Mehmet Aydın, yaptığı konuşmasında; “Milli Görüş / Saadet Partisi olarak yaklaşık 50 yıllık bir geçmişimiz var. Bu zaman zarfında ülke yönetimine küçük ortak, büyük ortak olarak gelip ülkemize ve milletimize nasıl hizmet edileceğini göstermiş bir teşkilatın mensuplarıyız. Ne zaman hükümette olduysak halkımızın yüzünü güldürmüşüzdür” dedi.
Ekonomi ve eğitim konularında açıklamada bulunan Aydın, yaptığı konuşmasında, şu ifadelere yer verdi:
“Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Geçmiş Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum. Yapmakta olduğumuz Basın Toplantımızın Kırklareli, Ülkemiz ve insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Bugünkü Basın Toplantımızda ülke gündemimize ait birkaç konu üzerinde duracağız. Bunlardan birincisi ekonomik konular ve diğeri eğitim konuları. Bu konular tüm toplumu yakından ilgilendiriyor. Bilindiği gibi bölgemiz büyük ölçüde Tarıma bağlı. Peki, Tarım ne durumda, Hayvancılık ne durumda? Üzülerek belirtelim ki, Sanayi ve Teknolojide dışa bağımlı olduğumuz gibi Tarımsal ürünlerde de dışa bağımlı hale gelmiş durumdayız. Bir zamanlar Dünya'da kendi kendine yetebilen birkaç ülkeden biri iken bugün pek çok tarımsal ürünü ithal eder duruma geldik. Bunular, en temel ve stratejik ürünler; Buğday, Arpa, Yağ, Pirinç, Fasulye, Nohut, Mercimek gibi pek çok ürün yanında Dünya'da et ithal eden ülkeler sıralamasında da ikinci duruma gelmişik. Yani kendi üreticilerimize vereceğimiz paralar yabancı üreticilere gidiyor. Geçtiğimiz günlerde 2018-2019 yıllarında yapılacak Memur Maaş Zamları açıklandı. Yetkililer ekonominin büyüdüğünü, ülkenin kalkındığını ifade ettikleri bir zamanda memura verilen artış 2018 yılında 4+3,5- 2019 yılında ise 4+5. Bu ülkede ekonomi büyüyor da, kimin ekonomisi büyüyor? Maalesef yalnız rantiyenin, bankaların ekonomisi büyüyor. 2015 yılında 26 milyar, 2016 yılında 37,5 Milyar kar eden bankacılık sektörü, 2017 yılında 50 milyar TL kar etmeyi planlıyor. Maalesef üretemiyoruz. Üretim teşvik edilmiyor. Otobanlar, Duble yollar yapılıyor ama üzerinde giden araçlar yabancı. Şehir hastaneleri yapılıyor ama tıbbi alet ve ekipmanları ithal. Tarlalarımızı işlediğimiz traktörler, biçerdöverler dışarıdan ithal ediliyor. Kısacası yurtdışından aldığımız mal (ithalat) tutarı 200 milyar doiar. Sattığımız mal (ihracat) ise 140 milyar dolar. Üretici ve çalışanlar sıkıntı içinde kıvranırken rantiye tatlı karlarla adeta bayram üstüne bayram yapıyor. İkinci konumuz Eğitim. 25 milyon evladımız yeni bir eğitim yılına başlayacak. Bütün öğrencilerimize ve öğretmenlerimize hayırlı ve başarılı bir eğitim - öğretim yılı diliyoruz. Eğitim - öğretimden maksat nedir? Nasıl bir insan yetiştirmektir? Eğitim bir milletin en temel meselesidir. Asla ihmale gelmez. Eğitimi önemsemeyen milletler, bedelini çok ağır öder. Bedeli, geri kalmışlık, işsizlik, fakirlik, adaletsizlik, sevgisizlik, anarşi ve terör olarak karşımıza çıkar. Elbette kendi medeniyet değerlerimize uygun, eski tabirle; "insan-ı kâmil" yani, her bakımdan olgun, azimli, asil, vakur, adam gibi adam yetiştirmek olmalıdır. Görülen odur ki, değişe değişe yap - boz tahtasına dönen eğitim müfredatı arzu edilen vasıflı insanları yetiştirmekten uzaktır. Mevcut Eğitim sisteminin içeriği, Batı'nın çatışmacı,ırkçı ve sömürgeci dünya görüşüne göre hazırlanmıştır. Eğitim sistemimiz Milletimizin dünya görüşü ve değer ölçülerini yansıtmamaktadır. Eğitim sisteminin yol açtığı sorunlar herkesin malumudur. Bu sorunlar, toplumun temel kurumu olan aile kurumunu sarsmaktadır. Ülkemizin birliğini ve huzurunu da tehdit etmektedir. AKP'nin 15 yıllık iktidarı boyunca yönünü Batı'ya çevirerek, AB'ye katılma uğruna zaten bozuk olan eğitim sistemimizi içinden çıkılmaz hale getirdi. AKP hükümetlerinin, yıllarını harcadığı AB sürecinde eğitim sistemimizin durumu her geçen gün bozuldu. 27 Aralık 1949 tarihinde çocuklarımızın eğitimi resmen Amerikalılara teslim edilmiştir. ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği sekiz kişiden oluşan Eğitim Komisyonu (Fulbright Eğitim Komisyonu) kuruldu. Sekiz üyeden dördü Amerikalı, dördü de Türk’tü. Bu komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını, yani programlarını belirlemekti. Bu kadarla kalsa neyse, komisyon herhangi bir konuda karar verirken oylama 4 evet, 4 hayır çıkarsa ne olacaktı! O zaman Ankara'da bulunan Amerikan Büyük Elçisi'nin vereceği oy belirleyici olacak! Bu tür bir uygulamayı ancak sömürge ülkelerinde görebilirsiniz. 27 aralık 1949 tarihinde kurulmuş olan Fulbright Eğitim Komisyonu, 68 yıldır faaliyetlerine devam etmektedir. Artık bu Amerikancı eğitim sistemi bir an önce kaldırılmalı, Milli ve Manevi değerlerimize, özümüze, kökümüze bağlı bir eğitim modeline geçilmelidir. Eğitimin başındaki "Milli" kelimesinin içi tam olarak doldurulursa eğitim düzelir. Eğitim düzelirse her şey düzelir. Ekonomi düzelir, Hukuk düzelir, Devlet düzelir, Siyaset düzelir, Terör biter. Bu da ancak "Milli Görüş" anlayışıyla olur. Milli Görüş bütün problemlerin çözümü için reçete sunuyor. Saadet Partisi olarak Milli Eğitim sistemimizin şu başlıklarda ciddi bir çalışma olursa düzeleceğine inanıyoruz. Ruhumuza uygun yeni bir eğitim modeli geliştirilmelidir. Müfredatlara ve ders kitaplarına ruh olarak kendi ruh kökümüz giydirilmelidir. Müfredat programlarına ve ders kitaplarına hak ve adalet şuuru, sevgi ve merhamet davranışlara yansıtılmalıdır. Ahlaki ve manevi değerlerimiz asıl değerler olarak alınmalıdır. Kendi medeniyet değerlerimiz asıl değerler olarak alınmalıdır. Kendi Tarihimiz, kendi Edebiyatımız, Şiirlerimiz, Örf ve Adetlerimiz unutturulmamalı, bunlara daha fazla yer verilmelidir. İslam'ın barış, kardeşlik, birlik - beraberlik prensipleri temel davranış olarak çocuklarımıza kazandırılmalıdır. Ülkemizin imarı ve ıslahını temel amaç edinen gençlerin yetiştirilmesi amaçlanmalıdır. Şuurlu nesiller şuurlu öğretmenler eliyle yetişir. Öğretmenlerimizin donanımlı hale getirilmesi için destekler yapılmalıdır. Karma eğitim dayatmasından vazgeçilmelidir. Milli Görüş / Saadet Partisi olarak yaklaşık 50 yıllık bir geçmişimiz var. Bu zaman zarfında ülke yönetimine küçük ortak, büyük ortak olarak gelip ülkemize ve milletimize nasıl hizmet edileceğini göstermiş bir teşkilatın mensuplarıyız. Ne zaman hükümette olduysak halkımızın yüzünü güldürmüşüzdür. 1974'te Kıbrıs zaferini kazandık. Devamında "Ağır Sanayi" hamlesini başlatarak 200'ün üzerinde ağır sanayi fabrikalarının temellerini attık. Bunların 80 tanesini hizmete açtık. En son Hükümete büyük ortak olarak geldiğimiz 1996 - 97 Refahyol hükümetinde Memur, İşçi, Emekliye yüzde yüzün üzerinde zam vererek herkesin yüzünü güldürdük. Tarım ve Hayvancılığı ayağa kaldırdık. Bütün bu hizmetleri tüm engellenmelere rağmen "rantiye"nin hortumlarını keserek yaptık. Saadet Partisi Milli Görüş'ün tek temsilcisidir. Ülkemizi ayağa kaldıracak, halkımızı mutlu edecek reçeteler Saadet Partimizdedir. İnşallah tekrar geleceğiz ve kaldığımız yerden halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Tekrar hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, sağlık ve saadetler diliyorum” (Kadir Sinici)