Kadir Sinici
Kırklareli İl Müftüsü Aydın Yığman, Mevlid-i Nebi haftası kapsamanda Emekli Vaiz Mustafa Akgül'ün Kırklareli’nde konferans vereceği söyledi. Cumartesi günü Rektörlük Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek konferans saat 14.00’da başlayacak. Mevlid-i Nebi haftasına da değinen İl Müftüsü Yığman, “İnsanın yaratıcısı ile yaptığı ilk sözleşmede, C.Hak kullarına, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye soruyor ve onlardan “evet,sen bizim Rabb'imizsin" (A’raf,172)cevabını alıyordu.İnsanoğlu “bezm-i elest”de yani “kâlû belâ” da söz vermişti.
Allah’uTeala ahde vefa gösterenlere şu müjdeyi vermektedir: “Siz bana verdiğiniz ahde sadık kalın ki, ben de size verdiğim ahdi ifa edeyim.” (Bakara, 40)Yani İslam’a girerek, benim emir ve yasaklarıma uyun ki, ben de sizi vaat ettiğim af ve rahmetimle (cennetimle) ödüllendireyim. (Tefsir, İbn Kesir, I, 57)
En büyük vefa insanın Yaratanı’nı tanıması, O’na iman etmesi,kulluk vazifesini yerine getirmesi ve verdiği nimetlerin idrakinde olup şükürden gafil olmamasıdır.
Öncelikle yaratıcıya gösterilen bu vefanın kişinin kendisine de gösterilmesi gerekir.İnsan Yüce yaratıcının yeryüzündeki halifesidir.İnsanın yeryüzüne gönderiliş amacı kulluktur.Beden denen mekanizma Rabbimizin bize emanetidir.Emanet, sahibinin istediği şekilde değerlendirilmelidir.Sahibinin isteği dışında kullanılmamalıdır.Bedenler bize ait değildir.Bize ait olmayan bedenlerimizi sahibinin istekleri doğrultusunda kullanmak zorundayız.Allah’ın lütfettiği canın ve sağlığın kıymetini çoğu zaman bilmiyoruz. Zararlı alışkanlıklarla, ihmal ve israfla bu hazineyi heba ediyoruz.
Bedenin sahibi emir ve yasaklarını bildirip kılavuzunu göndermiş,kılavuzKur’an’dır.Kur’anî bir yaşantı bizlerden istenmektedir.Heva ve hevesine göre değil,sahibinin istediği şekilde kullanılan beden, yaratılış gayesini gerçekleştirmiş olur.
Yaratıcıya,bedenimize gösterilen vefanın çevreye ve çevremizdekilere de gösterilmesi zorunludur.Tabiat da bizim din kardeşimizdir.Şuursuz olabilir ama cansız değildir.Herkestabiatın,tabiattaki tüm canlıların hakkına riayet etmelidir.Bu insan olmanın gereğidir.İnsanoğlu kalabalıklar içerisinde yaşıyor.Çölde yaşayan bir insanın yalnızlığını anlayabiliriz ama şehirde yaşayan insanın yalnızlığı anlaşılabilir bir husus değildir.Sorumluluk sahibi olmak ve yaratılan her şeye hak ettiği değeri vermek ahlaki bir erdemdir.
Ahde vefa,Allah’a,çevremize,yakınlarımıza karşı sorumlu olmayı,sorumluluğumuzun bilincinde olmayı gerektiren bir prensiptir.1964 yılında ABD de yaşanmış bir olayın farklı tezahürlerine günümüz dünyasında farklı zaman ve zeminlerde sık sık rastlamaktayız.ABD’nin New York kentinde akşam saatlerinde 28 yaşında KittyGenovese adlı bir genç kadın evine dönerken birisi tarafından takip edilir.Bunufarkeden kadın koşarak kaçar ama evinin önünde adama yakalanmaktan kurtulamaz.Aralarında arbede yaşanır.Komşularından yardım ister ama kimse yardıma gelmez.Bıçaklanaraköldürülür.İlginçolan,olay yarım saat sürer,olayın 38 tane tanığı vardır ama müdahele eden olmaz.Bu haber ABD yi sarsar ve günlerce gündem olur, konuşulur.Psikologlar durumu açıklamaya çalışırlar.Daha sonra yaşanmış bu olay genç kızın adıyla özdeşleşir ve “GenoveseSendromu”diye anılmaya başlanır.Dilimizde “Seyirci etkisi” diye karşılık bulur.Yani nasıl olsa birisi halleder,birisi zaten polise haber vermiştir düşüncesiyle olaya müdahele etmeyip seyirci kalmak durumunu ifade eder.Halbuki sorumluluk insan olmanın bedelidir.Yüce Rabbimiz
“Her insanın sorumluluğunu omzuna yükledik.Kıyamet gününde insana,açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız.”(İsra,13)buyurmaktadır. İfade etmeye çalıştığımız gibi Yüce yaratıcıya, bedenimize, tabiata, çevremizdeki insanlara karşı vefalı davranıp sorumluluklarımızın idrakinde olmalıyız.
Sevgili peygamberimizin şu hadisini her zaman hatırlamalıyız.
Enes b. Mâlik şöyle demiştir:
“Allah"ın Peygamberi (sav) bize hutbe verdiği zaman
mutlaka şöyle buyururdu:
"Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur;
ahde vefa göstermeyenin ise dini yoktur." ”
(HM12410 İbnHanbel, III, 134)
Mevlid-i Nebi haftamızın hayırlara vesile olmasını diler, milletimizi Peygamberimizin yüce ahlâkı ile ahlâklandırmasını Yüce Rabbimden niyaz ederim.”