2 BİN KİŞİYE AŞURE DAĞITILDI
* Kırklareli İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş aşure dağıtımı sonrası yaptığı açıklamasında; “Bu mübarek ayın ve Hicri 1439. Yıl’ın ve Aşura Günü’nün İslam Alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Muharrem Ayı içerisinde 5 farklı etkinliği ve farklılığı ihtiva etmektedir. Bu 5 farklı hususun iyice bilinmesi gerekmektedir. Bunlar, Haram aylardan biri olarak Muharrem, İçinde Aşure Günü’nü barındıran bir ay olarak Muharrem, İçinde Kerbela’yı barındıran bir gün olarak Muharrem, Hicri yılbaşının 1. ayı olarak Muharrem. Hicreti hatırlatan bir ay olarak Muharrem” dedi.
HABER MERKEZİ
Kırklareli Valiliği Kırklareli İl Özel İdaresi tarafından 29 Eylül 2017 Cuma günü, Cuma namazı ardından Muharrem Ayı’nın 10. günü dolayısıyla Kırklareli merkez ilçe Hızırbey Camii önünde bin 500 kişiye aşure dağıtıldı. Aşure dağıtımına; Kırklareli Valisi Orhan Çiftçi, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, Kırklareli İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ziya Eser’de katıldı.
* Vali Çiftçi Vatandaşlara Aşure dağıttı
Kırklareli Valisi Orhan Çiftiçi, Muharrem Ayı nedeniyle Hızırbey Camii’nde düzenlenen geleneksel aşure günü etkinliğine katıldı. Vali Çiftçi, esnaflar ve vatandaşlara aşure ikram etti. Çiftçi burada yaptığı konuşmada; "Muharrem ayı özellikle 10 Muharrem Aşure Günü İslam dini açısından, medeniyetimiz ve insanlık açısından çok önemli bir gün. Bugünde dünya tarihi ve insanlık tarihini etkileyen çok önemli hadiseler meydana gelmiştir” dedi.
* Vekil Minsolmaz; “Aşure gününü, hem de idrak ettiğimiz Hicri yeni muharrem ayını tebrik ediyorum”
AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz ise, Muharrem Ayı’nın önemli aylardan biri olduğun belirterek şunları kaydetti;
“Özellikle de Aşure Günü, İslam ve Dinler Tarihi’nde önemli güzel günlerin yaşandığı bir gündür ama üzücü bir olayın da yıl dönümüdür; Kerbela. Peygamber Efendimizin ehlibeytinin hunharca, Hz. Hüseyin Efendimizin şehit edildiği gündür. Muharrem Ayı’nda da Alevisi, Sünnisi ile dayanışma içinde kardeşliğimizi güçlendirerek bugünün feyzinden, bereketinden hep birlikte istifade edeceğiz. Bu vesileyle hem aşure gününü, hem de idrak ettiğimiz Hicri yeni muharrem ayını tebrik ediyorum, hayırlara vesile olmasını diliyorum.
* “Aşure Günü’nün İslam Alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum”
Kırklareli İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, aşure dağıtımı sonrası yaptığı açıklamada, Dini kültürünü önemli ay ve günlerinden birisi de Muharrem ayı ve onuncu gününü ifade eden Aşura Günü olduğunu söyledi. Muharrem ayı Hicri takvimin birinci ayı olduğunu ifade eden Demirtaş yaptığı açıklamasında şunları kaydetti;
“Bu mübarek ayın ve hicri 1439. yılın ve Aşura Gününün İslam Alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Muharrem ayı içerisinde 5 farklı etkinliği ve farklılığı ihtiva etmektedir. Bu 5 farklı hususun iyice bilinmesi gerekmektedir. Bunlar, Haram aylardan biri olarak Muharrem, içinde Aşure Günü’nü barındıran bir ay olarak Muharrem, İçinde Kerbela’yı barındıran bir gün olarak Muharrem, Hicri yılbaşının 1. ayı olarak Muharrem. Hicreti hatırlatan bir ay olarak Muharrem.
Yukarıdakileri içeriklerine göre maddelersek Muharrem ayı ile ilgili şunları söyleyebiliriz: 4 haram aydan biri de Muharremdir ki bu yönü ile dini bir aydır, Tarihte birçok önemli hadisenin vuku bulduğu bir gün olarak Aşura günü, Muharrem ayındadır. Hz. Peygamberin torunu Hz. Hüseyin Radıyallahu anh’ın ve 70 sahabenin şehid edildiği gün olarak Muharrem (10 Muharrem, matem günü) İdarî bir aydır (Hz.Omerin halifeliğinde hicri takvim yılı olarak belirlenmiş ) Hicreti hatırlatan bir ay olarak Muharrem ayı. Velakin Hicret, Rebiulevvel ayında olmuştur. Hicri yılbaşı birinci ay (muharrem) olunca HİCRET vurgusu öne çıkmış. Madde olarak "Miladi yılın karşıtı olarak kullanılan Muharrem" ya da Hicri takvim..
* Muharrem Ayı
Hz. Peygamber, muharrem ayını “Şehrullahi’l-Muharrem” olarak yani “Allah’ın ayı Muharrem” olarak nitelendirmiştir. Muharrem ayı, ilahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve ikramın coştuğu bir aydır. Allah’ın günü, ayı, yılı olmaz, ancak Allah’ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
Kur’an-ı Kerimde muharrem kelimesi ay ismi olarak geçmemekle birlikte saldırıya uğrama durumu hariç savaşmanın haram olduğu aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir.
Resulullah (sav) Efendimiz haram ayları Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olarak açıklamıştır.
Hicri takvimde yer alan ay isimlerinin miladi V.yüzyılın başlarında Hz. Peygamber (sav) in baba tarafından beşinci dedesi olan Kilab b. Mürre tarafından belirlendiği nakledilmektedir.
Yüce Allah’ın kâinata koyduğu ve “sünnetullah” olarak nitelenen, güneşin ve ayın belli hareket düzeni O’nun sabit kanunlarıdır. Gün, ay ve yıl kavramları bu hareket düzeninin birer sonucudur. Yüce Allah bu gerçeği Tevbe suresinde şöyle işaret etmektedir:
“Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin”
Peygamber (sav) Efendimiz; Veda Haccı sırasında Mina’da irad ettiği hutbesinde şöyle buyurmaktadır: “İşte zaman hakikaten Allah Teala’nın gökleri ve yeri yarattığı günkü durumu gibi bir devreye girdi: Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır ki, üçü birbirinin ardında Zilkade, Zilhicce, Muharrem, biri de Cumada ile Şaban arasındaki Recep ayıdır”.
* Türk-İslam Geleneğinde Aşure
Türk-İslam geleneğinde önemli bir yer tutan Aşure aynı zamanda Muharrem ayında en az on gıda maddesinden yapılarak özel merasimlerle dağıtılan tatlıya da isim olmuştur. Günümüzde de özellikle Anadolu’da Müslümanlar Muharrem ayında en az on gıda maddesinden Aşure tatlısı pişirerek halka, misafirlere, komşulara, dostlara ikram ederler, fakir ve yoksullara dağıtırlar.
Bununla Hz. Nuh ve Musa’nın zorluktan kurtularak bolluğa kavuştuğu gibi Cenab-ı Allah’tan zorluklardan, sıkıntılardan kurtularak bolluğa, bereketli bir hayata kavuşturması niyaz edilir. Bazı kardeşlerimiz ise 12 gün oruç tuttuktan sonra oruçların kabulü ve Ehli Beytin Ruhu için bu tatlıyı pişirerek dağıtırlar.
Böylece Aşure tatlısı Anadolu’da oruçların kabulü, dostluğun, kardeşliğin, birliğin ve beraberliğin pekişmesi, yardımlaşmanın ve dayanışmanın güçlenmesinin ve bereketin bir simgesi olmuştur.” (Kadir Sinici)