Doğduğundan beri manavcılıkla uğraştığını ve 55 yıldır da Sarıcapaşa Mahallesi Çınaraltı’nda manav dükkanı olduğunu belirten Aydoğan Bilgen Kendisine neden sosyete manavı denildiğini anlattı ve büyük marketlere karşı direndiklerini ifade etti.
55 yıldır Sarıcapaşa Mahallesi Çınaraltı’nda manavcılıkla uğraşan Aydoğan Bilgen kendisine neden sosyete manavı denildiğini anlatırken, “Müşteriye karşı dürüst davranmanın, iyi davranmanın, saygılı davranmanın neticesinde bana sosyete manavı diyorlar. Halk tarafından sevilen biriyim o yüzden sosyete manavı diyorlar. İnsanların bana böyle hitap etmesi güzel bir şey. Ben doğduğumdan beri manavcılıkla uğraşıyorum. 55 yıldır da buradaki manav dükkanımı işletiyorum.” Dedi.
Manav olarak marketlerin çokluğundan Edirne’de iki tane manav kaldığını belirten Bilgen, “Çünkü bizlerin çok dayanma gücü olmadığı için marketler yüzünden manavlar ölüyor. Artık bakkal gibi marketler var. Eskiden bakkallar vardı, şimdi marketler var. Bizde başka bir iş yapamayacağımızdan dolayı bu işle uğraşmaya devam ediyoruz. Para kazanmaktan ziyade eski işimizi devam ettirmek amacındayız.Edirne'de bir çok market var.
Dükkanının hemen önünde bulunan 105 yıllık tarihe sahip çınar ağacı hakkında da konuşan Bilgen, “Manavımın hemen yanında 105 yıllık tarihe sahip büyük bir çınar ağacı var. Bu tarihi ağacın yanında 55 yıldan beri buradayım. Geleneksel değerlerimizi yaşatmaya çalışıyorum.” Dedi.
Ürünleri korurken, kendileri de üşüyor
Satışa sundukları ürünleri korumak için yıllardır kış soğuğunda üşüdüklerini anlatan Bilgen, 'Sebze ve malımızı korumak zorundayız. Balıkçılar ve çiçekçiler malları bozulmasın diye soğukta halka hizmet verir. Soba, klima yakamaz. Bu üç meslek ne çok sıcak ne de çok soğuğa gelmez' diyerek mesleğinin zorluklarını anlattı.
Müşterisinin kafasında karpuz kırdı
Tam 105 yıllık işyerinde unutamadığı yüzlerce anı yaşadığı ifade eden Bilgen, 'Unutmadığım bir anım da bir müşterim iyi bir karpuz vermemi istedi. Sonra gelip ham olduğunu söyledi. Karpuzu getirmesini söyledim, getirdi ve üzerinden az almış. Ben kestim kıpkırmızı çıktı. 'Bu ne?' diye sordum sonra da vurdum kafasına karpuzu. Mesleğimiz çok seviyorum, sağlığım el verdiği sürece devam edeceğim' diyerek sözlerini tamamladı.
Birol Çakan