Büro Memur-Sen Kırklareli Şube Başkanı Can Yüzer, son günlerde sendikalar üzerinden yürütülen tartışmalarla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. Yüzer, özellikle Bazı çevreler tarafından sendikaların üyelerine yönelik sosyal destek ve dayanışma faaliyetleri üzerinden kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek bu durumu üzüntüyle takip ettiklerini ifade etti.
“Sendikaların Temel Amacı Üyeye Hizmettir”
Yüzer açıklamasında sendikaların varlık sebebinin kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini korumak olduğunu vurguladı. Sendikaların yalnızca çalışma hayatındaki sorunlara çözüm üretmekle kalmadığını, aynı zamanda üyelerinin ekonomik ve sosyal hayatına katkı sağlayan bir dayanışma ağı oluşturduğunu dile getirdi. Sendika aidatlarının da üyelerden kesilen ve yine üyelerin faydasına kullanılmak üzere değerlendirilen kaynaklar olduğunu söyledi.
Aidatların Üyelere Hizmet Olarak Dönmesi Doğaldır
Bazı çevreler tarafından eleştirilen uygulamaların aslında sendikaların üyeleriyle dayanışma içinde olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade eden Yüzer, üyelerden alınan aidatların tekrar üyelerin yararına kullanılmasının son derece doğal olduğunu belirtti. Sendika yönetimlerinin en önemli sorumluluğunun üyeden alınan kaynakları yine üyeye hizmet olarak geri döndürmek olduğunu söyledi.
Yetki Süreci Öncesi Algı Operasyonu İddiası
Yüzer, özellikle Mayıs ayında yapılacak sendikal yetki tespitleri öncesinde bazı çevrelerin algı operasyonlarıyla gündem oluşturmaya çalıştığını ifade etti. Sendikal rekabetin sahada üretilen hizmetlerle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Yüzer, kamuoyunda tartışma yaratmaya yönelik söylemler üzerinden sendikacılık yapılmasının ne sendikal etikle ne de kamu çalışanlarının beklentileriyle örtüştüğünü dile getirdi.
“Aidatlar Nerede Kullanılıyor?” Sorusu
Açıklamasında dikkat çeken bir başka noktaya da değinen Yüzer, bazı sendikaların topladığı aidatların nerede ve nasıl harcandığının kamu çalışanları tarafından bilinmediğini söyledi. Kamu görevlilerinin büyük bir kısmının kendi sendikalarına ödedikleri aidatların hangi faaliyetlerde kullanıldığını bilmediğini belirten Yüzer, şeffaflıktan uzak yapıların üyelerine hizmet sunan sendikaları hedef almasının manidar olduğunu ifade etti.
Kanun Üzerinden Yapılan Tartışmalara Tepki
Sendikal tartışmalarda sıkça gündeme getirilen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hakkında da değerlendirmede bulunan Yüzer, kamuoyunda bazı bilgilerin yanlış şekilde sunulduğunu söyledi. Yüzer, söz konusu kanunda kamuoyuna yansıtıldığı gibi sendika yöneticilerine yönelik açık ve net bir “hapis cezası” düzenlemesi bulunmadığını belirterek, bu tür söylemlerin sendikal rekabeti hukuk üzerinden manipüle etmeye yönelik olduğunu ifade etti.
“Memurun Sorunları Geri Planda Kalıyor”
Yüzer açıklamasında bazı sendikaların memurun gerçek sorunlarını gündeme getirmek yerine bütün enerjilerini Memur-Sen ile mücadele etmeye harcadığını dile getirdi. Kamu çalışanlarının maaşları, çalışma şartları ve özlük hakları gibi temel konuların geri planda kaldığını söyleyen Yüzer, memurun sorunları yerine belirli sendikaların hedef alınmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
666 Sayılı KHK Hatırlatması
Açıklamasında geçmişte yaşanan hak kayıplarına da değinen Yüzer, **666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu çalışanlarının ikramiye ve bazı mali haklarının kısıtlandığını hatırlattı. Bu süreçte memurların ciddi hak kayıpları yaşadığını ifade eden Yüzer, sendikaların asıl görevinin bu tür kayıpların telafisi için mücadele etmek olduğunu söyledi.
Kamu Çalışanlarına Birlik Çağrısı
Açıklamasının sonunda kamu çalışanlarına çağrıda bulunan Yüzer, parçalanmış ve etkisiz sendikal anlayışlar yerine güçlü ve sonuç üreten bir sendikal mücadelede birleşilmesi gerektiğini vurguladı. Yüzer, kamu görevlilerini **Memur-Sen çatısı altında birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye davet ederek, “Birlik varsa güç vardır, güç varsa kazanım vardır. Kamu çalışanlarının güçlü sesi olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi