Kırklareli Kent Konseyi Başkanı Yasemin Ertaş, 06 Nisan 2026 tarihinde yapılması planlanan 311 sıra 3545764 ve 312 sıra 3545765 erişim numaralı maden sahası ihaleleriyle ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. Başkan Ertaş, ihale kapsamındaki sahaların Kuzulu köyü sınırlarında yer alan Kuzulu Manastırı, Kuzulu Şelalesi, Kuzulu Kalesi ve Kırklareli içme suyu barajını besleyen Ana Deresi’ni kapsadığını belirtti.
SİT Alanları ve Doğal Kaynaklar Risk Altında
Söz konusu sahalar, 2. Derece Arkeolojik Sit alanı ve Tabiat Varlığı olarak Kırklareli Valiliği Kültür Envanteri’nde kayıtlı bulunuyor. Ertaş, ihale öncesi bu bölgelerdeki kültür ve tabiat varlıklarının korunmasının aciliyetini vurgulayarak, telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Kırklareli içme suyu kaynaklarının da doğrudan etkileneceği hatırlatıldı.

Kanunlar Koruma Çağrısı Yapıyor
Kent Konseyi Başkanı Ertaş, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 30. maddesi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 20. maddesine atıfta bulunarak, söz konusu alanlarda yapılacak her türlü faaliyet için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtti. Ertaş, “Kuzulu Manastırı, Kuzulu Şelalesi ve Kuzulu Kalesi ile Ana Deremiz korunması gereken taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarıdır” dedi.

Bilgi Edinme Hakkı Talebi
Açıklamada ayrıca 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, meralarla ilgili yapılan başvurular ve süreçler hakkında yasal süreler içinde taraflara bilgi verilmesi talep edildi. Başkan Ertaş, şeffaf bilgilendirme ve yetkili mercilerin süreci dikkatle takip etmesini istedi.
06 Nisan İhalesi Öncesi Acil Değerlendirme Çağrısı
Ertaş, 06 Nisan 2026 tarihinde yapılacak ihale öncesi sahaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Başkan, hem kültürel mirasın hem de doğal kaynakların korunması için acil ve kapsamlı bir inceleme yapılmasını talep etti.

Kırklareli Kamuoyu Tedirgin
Kırklareli halkı ve çevre aktivistleri, ihale planının açıklanmasının ardından sosyal medyada ve yerel platformlarda tepkilerini dile getirmeye başladı. Bölgedeki tarihi ve doğal değerlerin yok olma riski, kamuoyunda ciddi bir endişe yaratırken, yetkililerden koruma önlemlerinin hızla alınması bekleniyor.
SEMRA GÖREN