* Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi Şube Sekreteri Okan Balcı; “Mücadele tarihi boyunca darbelerin, baskıların ve anti demokratik uygulamaların hedefi olan sendikamız Eğitim-Sen, kurulduğu günden bugüne darbelerin asıl hedefinin emek ve demokrasi mücadelesi olduğunu savunmuş, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'nin darbeler tarihine bir yenisinin eklenmesi girişimine karşı açık bir tutum almıştır” dedi.
HABER MERKEZİ
Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan basın açıklamasında; Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmeleri istendi.
Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi Şube Sekreteri Okan Balcı, Eğitim-Sen Kırklareli Şubesi’nde yaptığı basın açıklamasında; “Mücadele tarihi boyunca darbelerin, baskıların ve anti demokratik uygulamaların hedefi olan sendikamız Eğitim-Sen, kurulduğu günden bugüne darbelerin asıl hedefinin emek ve demokrasi mücadelesi olduğunu savunmuş, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye'nin darbeler tarihine bir yenisinin eklenmesi girişimine karşı açık bir tutum almıştır” dedi.
Haklarında somut ve hukuki hiçbir delil olmayan 1542'si üyelerinin işsiz bırakıldığını söyleyen Balcı, açıklamasında; “12 Eylül askeri darbesinin sonuçlarıyla bugüne kadar ciddi ve etkili bir hesaplaşma ve yüzleşmeye girilmemiş olması, toplumsal barıştan güç alan demokratik bir yaşamın inşa edilmemiş olması, tekçi, otoriter, ayrımcı ve kendisinden olmayana yaşam hakkı tanımayan politika ve uygulamaların ben yaptım oldu denilerek hayata geçirilmesi, şüphesiz ki darbecileri ve darbe arayışında olanları cesaretlendirmiştir. Ancak Türkiye halklarının darbe ve sonuçlarına dair belleğinde yer etmiş yargılar, darbecilerin amaçlarına ulaşmasında karşılarına çıkan en büyük engel olmuştur. Bilindiği üzere darbeler, hukuku askıya almanın ve gücü elinde tutanın kudretine herkesin itaat etmesini sağlamanın temel aracıdır. Bu nedenledir ki darbeci yönetim aklından kurtulmanın yegane yolu herkesin temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması, evrensel hukuk normlarının içselleştirilmesi ve emekten, demokrasiden, sarıştan yana tavır alınmasından geçmektedir. Hükümetin, darbecilerle mücadele edeceğiz diyerek ilan ettiği OHAL ve çıkardığı KHK'lar ile haklarında somut ve hukuki hiçbir delil olmayan 1542'si üyemiz, toplam 105 bin kamu emekçisi bir gecede işsiz bırakılmış ve en temel haklarını kullanabilmeleri fiilen engellenmiştir. Ülkenin üzerine karabasan gibi çöken bu hukuksuz uygulamalar nedeniyle ihraç edilen kamu emekçileri aileleriyle birlikte zor koşullara mahkûm edilmiş, çocukları ağır travmalarla karşı karşıya bırakılmış ve bugüne kadar 37 kişi intihara sürüklenmiştir.Sendikamız bu sürecin başından itibaren üyeleriyle dayanışma içerisinde olmuş, örgütlediği çeşitli eylem ve etkinliklerle yaşanan hukuksuzluklara karşı gerek ulusal gerekse uluslararası alanda emekçilerin taleplerini gür sesle dile getirmiştir.KHK ile haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ise Ankara'nın göbeğinde "işimi geri istiyorum" talebiyle süresiz açlık grevine başlamış ve eylemlerinde kritik bir döneme, 65. güne girmişlerdir.Bilindiği üzere Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarının hızla doldurulduğu dönemlerde dahi temel yaklaşımımız "yaşamak ve yaşatmak istiyoruz" olmuştur. Bu nedenledir ki örgütlü gücümüz tüm sinir uçlarına kadar üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın sağlıklarından ve yaşamlarından endişe etmiş ve etmeye de devam etmektedir. Eğitim-Sen olarak talebimiz açık ve nettir! Hükümet, üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın sağlıklı biçimde yaşamlarına devam edebilmeleri için acilen harekete geçmeli, üyelerimizin taleplerini karşılamalı, haksız ve hukuksuz ihraç edilen tüm emekçileri görevlerine iade etmelidir.Aksi halde gelişebilecek tüm olumsuzluklardan hukuk dişiliği ve keyfi/eti OHAL/KHK'lar yoluyla bir yönetim biçimi olarak hayata geçiren, yaşamı ve yaşatmayı değil kendi siyasal amaçlarını öncelleyen AKP iktidarı sorumlu olacaktır.Eğitim Sen olarak, yaşamları kritik bir aşamada olan üyelerimiz Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve tüm kamu emekçileri işlerine iade edilinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu. (Kadir Sinici)