* Suriye ve Irak’ta izlenilen yanlış politikalardan dolayı bin yıllık Türk varlığının tehdit altında olduğunu belirten Türk Ocakları Derneği Lüleburgaz Şubesi Başkanı Emrah Gültekin; “Türkmeneli coğrafyasının silinmesi karşısında tarihî sorumluluğunu yerine getiremeyecek olanlar Türk milletinin ve tarihin huzurunda beka meselesini vurgulayarak sistem değişikliği cihetine giden yöneticilerimiz ve siyasilerimiz bekamıza asıl tehdidin geldiği bu coğrafyadaki gelişmelere odaklanmak zorundadırlar” dedi.
HABER MERKEZİ
Türk Ocakları Derneği Lüleburgaz Şubesi Başkanı Emrah Gültekin Kerkük’teki son gelişmeler ile ilgili olarak yaptığı açıklamasında şunları kaydetti:
“Irak ve Suriye’de ABD önderliği ve planlamasıyla başlatılan parçalanma sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini görmekteyiz. 1991’den beri Irak’ın kuzeyinde koruma altına alınıp büyütülen yönetim, artık bağımsızlık ilanından bahsetmektedir. O günden bu yana Türk devletini yönetenlerin de ihmal ve hatta desteğiyle bugünlere gelindi. Tarihî Türk şehri Erbil başkent yapıldı, şimdi de Kerkük’e bezlerini astılar. Barzani’nin Türkiye ziyaretinde şanlı bayrağımızla birlikte göndere çekilen bez parçasına karşı gösterilen müsamahanın azdırdığı Kuzey Irak yönetimi Türk şehri Kerkük’te Türkçeyi evlere hapsetme yoluna girdi.
Suriye ve Irak’ta izlenilen yanlış politikalardan dolayı bin yıllık Türk varlığı tehdit altındadır. Türkmeneli coğrafyasının silinmesi karşısında tarihî sorumluluğunu yerine getiremeyecek olanlar Türk milletinin ve tarihin huzurunda beka meselesini vurgulayarak sistem değişikliği cihetine giden yöneticilerimiz ve siyasilerimiz bekamıza asıl tehdidin geldiği bu coğrafyadaki gelişmelere odaklanmak zorundadırlar. Bu büyük tehdit karşısında yekvücut olmamız gereken bir zamanda talihsiz ve yanlış bir adımla toplum yine ikiye bölündü. Kerkük’te yaratılmak istenen oldubittiye karşı cılız bir ses dışında ciddi bir tepki yok. Kerkük hangi hesaplara kurban ediliyor, bilmek istiyoruz. Türkmeneli lideri Erşat Salihi’nin çığlıkları karşılık bulamıyor.
Türk Ocakları olarak yetkili ve sorumluları göreve davet ediyoruz. Türk devleti Kuzey Irak Yönetimi’ne ve Irak Hükümeti’ne bölge ile ilgili kesin ve net tavrını açıkça bildirmelidir. Kerkük’te Kuzey Irak Yönetimi’nin bezinin resmî dairelere asılması kararı bardağı taşırmıştır. Dışişleri Bakanlığı bu oldubitti karşısında itidal çağrısı veya endişe belirtmesi dışında daha kararlı ve sert bir uyarıda bulunmalıdır. Türkmen varlığının silinmesi istikametindeki adımlara dur demelidir. Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütü varlığını destekleyen devletlere karşı da net ve açık bir duruş ortaya konulmalıdır. Bu yapıldığı takdirde Türk Milleti bir bütün olarak bu gailenin üstesinden gelinmesi için üzerine düşeni yapacaktır. Beka meselesinin özü buradadır. Türkiye’nin güvenliği ve bütünlüğü Kerkük’ten Telafer’den Tuzhurmatu’dan Suriye’nin kuzeyinden, Bayır Bucak’tan geçer. Türkmeneli’ndeki Türk varlığının korunması hem insanî hem millî bir vazifedir. Türk Ocakları olarak her zaman Irak ve Suriye’deki kardeşlerimizin yanındayız.” (Savaş Eskici)