Diyetisyen Beyza Şule Kahraman, beslenme danışmanlığında en sık yanlış anlaşılan konulardan birinin meyve şekeri olduğunu belirterek, meyvelerin rafine şekerle aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Kahraman, doğru porsiyon ve doğru tüketimle meyvelerin sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade etti.
Meyvedeki Şeker ile Rafine Şeker Aynı Etkiyi Göstermez
Meyvelerin doğal yapısında bulunan şekerin, rafine şekerle aynı etkiye sahip olmadığını belirten Diyetisyen Kahraman, bu konuda yapılan genellemenin yanlış olduğunu söyledi. Kahraman, “Meyveler lif içerir ve bu lif yapısı kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı olur” dedi.
Lif İçeriği Tokluk Süresini Uzatıyor
Meyvelerde bulunan lifin, mide boşalma süresini uzatarak uzun süre tokluk sağladığını ifade eden Kahraman, dengeli beslenme programlarında meyvenin özel bir yere sahip olduğunu dile getirdi. Lifli yapının aynı zamanda ani açlık krizlerinin önüne geçtiğini belirtti.
Asıl Sorun Tüketim Miktarı ve Zamanlaması
Meyvenin zararının kendisinden değil, kontrolsüz tüketiminden kaynaklandığını vurgulayan Kahraman, porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Gün içinde sık ve fazla miktarda meyve tüketmenin, ihtiyaçtan fazla şeker alımına yol açabileceğine dikkat çekti.
Meyve Suyu Yerine Posasıyla Tüketin
Meyvenin tüketim şeklinin de büyük önem taşıdığını belirten Diyetisyen Kahraman, meyve suyu tüketiminin lif içeriğini büyük ölçüde ortadan kaldırdığını ifade etti. Bu durumun kan şekerinin daha hızlı yükselmesine ve tokluk süresinin kısalmasına neden olduğunu söyleyen Kahraman, meyvenin her zaman posasıyla birlikte tüketilmesini önerdi.
Yasaklamak Değil, Bilinçli Tüketmek Önemli
Açıklamasının sonunda meyve şekerinin tek başına zararlı olmadığını vurgulayan Diyetisyen Beyza Şule Kahraman, “Önemli olan yasaklamak değil, doğru porsiyonlarla bilinçli tüketim alışkanlığı kazanmaktır. Meyveler, dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
Umut AL




