Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Göksal Çidem, açıklamada bulundu. Çidem, açıklamasında, yaban hayatının can çekiştiğini dile getirdi.
3 Mart’ın önemind en bahseden Çidem, “Birleşmiş Milletlerin 20 Aralık 2013 tarihinde düzenlenen 68’inci Genel Kurulunda yeryüzünü paylaştığımız yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması konusunda farkındalığı artırmak amacıyla 3 Mart’ın Dünya Yaban Hayatı Günü ilan edilmesine karar verildi. Bu tarih yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaret nedeniyle yok olmasının önlenmesi konusunda çok önemli bir role sahip olan ve ülkemizin de taraf olduğu Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES)’nin 1973 yılında kabul edildiği gündür” dedi.
Sermayenin dağa çıktığını ve yaban hayatının da bu yüzden şehre indiğini aktaran Çidem, açıklamasında, şunları kaydetti:
“Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 3 Mart’ı Dünya Yaban Hayatı Günü ilan etti. Dünyamızda var olan canlı türlerinin yok oluşuna dikkat çekmek , korumak ve farkındalık yaratmak için 2014 yılında ilk defa kutlandı. Özellikle 3 Martın yaban hayatı günü ilan edilmesi anlamlı. Çünkü, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’nin (CITES) 1973 yılında 3 Mart’ta imzalanmıştı. Aynı ekolojiyi paylaştığımız dağda, ormanda, suda yaşayan canlıların günü. Yine gün dolayısıyla açıklamalar yapılacak, korunacak, yaşatılacak denilecek. Peki uygulamada neler yapılıyor. Istrancaların 1/3 Bulgaristan 2/3 Türkiye topraklarında. Son buzul çağını yaşamayan Istrancalar ekolojik açıdan çok büyük bir zenginliğe sahip. Yangın görmeyen geniş yaprakları ormanlarında bir çok yaban hayvanı yaşıyor demek ne kadar doğru olur? Tatışılır. Yaşamaya çalışıyorlar demek daha doğru. Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik jiletli-dikenli teller çekti. AB kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak, yaban hayvanları binlerce yıldır üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak için kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı. Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı. Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa, Istrancalar’da ki doğal yaşamı yok saydı. Mülteciler bir şekilde geçmek için yol buluyor. Ya yaban hayvanları? Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karada ki yaban hayatını yok ediyor. Öldürüyor. AB tarafından sınıra çekilen yüksek dikenli teller nedeniyle Bulgaristan tarafına geçemeyen yaban hayvanları dar bir alana sıkışıp kaldılar. Karşıda kalanlar Istrancaların BG tarafı biyosfer rezerv alanı olduğundan geyikler, karacalar özgürce barınıyor ve yaşıyorlar. Karşı taraf biyosfer rezerv alanı iken, bizim tarafımız ise kalker, mermer, dolomit ve kil rezervi olarak kullanılıyor. Her tarafta patlatmalı maden ocakları, ağır iş makinaları, katar katar dolaşan hafriyat kamyonları. Ormanda yaşayan bu yaban hayvanları nereye gidecek? Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik jiletli-dikenli teller çekti. AB kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak, yaban hayvanları binlerce yıldır üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak için kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı. Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı. Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa, Istrancalar’da ki doğal yaşamı yok saydı. Mülteciler bir şekilde geçmek için yol buluyor. Ya yaban hayvanları..? Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karada ki yaban hayatını yok ediyor. Öldürüyor. Gidecek yer bulamayınca Kırklareli halk pazarına, Ege bölgesinde mahalle aralarında, İstanbul’da ise boğaza kadar indiler. Sermaye dağa çıkınca, Yaban hayvanları da şehre indiler. Dağın BG tarafında “DİKKAT HAYVAN ÇIKAR” tabelaları yer alırken, bizim tarafta ise “DİKKAT KAMYON ÇIKAR” tabelalarını görüyoruz. Aynı ormanın bir tarafında HAYVAN, bir tarafında KAMYON çıkıyor. Yaban hayatının varlığını sürdürmeye çalıştığı yer onların dünyası. Yaşam alanı. Domuzun, sincabın karıncanın, kurdun, kuşun evi. Biz ise onların evlerini başına yıkıyoruz. Bilinçsizce, acımasızca yapılan avcılık, vahşi madencilik ve plansız enerji sektörü yatırımları ile katlediyoruz.
Ne yazık ki kalanların yaşam alanları yok olmak üzere. MAPEG tarafından 68 ilde açılan maden sahası ihaleleri ile kalanlarında yaşama şansları da git gide azalacak. Sadece orman içinde ki yaban hayatı risk altında değil. Aynı zamanda Afrika Avrupa arasında ana kuş göç yolu üzerinde bulunan Istrancaların ortasında orman içinde kurulan RES (Rüzgar Enerji Santralleri) de göçmen kuşlar için bariyer oluşturuyor, varlıklarını tehdit ediyor. Yine BG tarafında ki Istranca ormanlarında RES yok. Gerekçe “yaban hayatı var, burası kuş göç yolu “ diyorlar. Istrancalar RES projeleri ile doldurulmaya devam ederse kuşlara uçacak gökyüzü konacak dal kalmayacak. Günlük çıkarlar uğruna yok ettiğimiz yaban hayatın mensuplarını sirklerde, akvaryumlarda ve hayvanat bahçelerinde görebiliyoruz.. Ne yazık ki, Onlar eziyet çekerken, keyifle izlemeye devam ediyoruz. Bir anlık empati yapalım. Biz kafeste onlar tribünde. Oldukça iç acıtıcı değil mi? Ne havada, ne karada yaşama şansı bırakmadığımız yaban hayatı gününü kutlamaktansa, Bir an önce onları korumak ve yaşatmak için gerekeni yapmak, insan olmanın gereğidir”
Gündem
Yayınlanma: 06 Mart 2021 - 11:24
Çidem, "Yaban hayatı can çekişiyor"
Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Göksal Çidem, açıklamada bulundu
Gündem
06 Mart 2021 - 11:24
