* Haccın asıl gayesinin Kabe’ye değil, onun sahibine ulaşmak olduğunu söyleyen Kırklareli İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş; “Hac İbadeti büyük yolculuklardan ibarettir. Hem kalbimize yolculuktur, hem ahretimize yolculuktur, hem tarihimize yolculuktur, hem kardeşlerimize yolculuktur, hem Kabetullah’a yolculuktur ama hac ibadetinin en büyük gayesi Kabe’nin Rabbine yolculuktur, onun sahibine yolculuktur. İbadetin asıl gayesi, sadece bir ülkede bulunan bir simgeyi ziyaret etmekten ibaret etmek değil, asıl büyük gaye Beyte değil, Beytin sahibine ulaşmaktır” dedi.
HABER MERKEZİ
Kırklareli İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Kırklareli 134 kişinin bu sene kutsal topraklara gideceğini söyledi. 77 kişinin Diyanet işleriyle kutsal topraklara gideceğini söyleyen Demirtaş, 57 kişinin ise özel şirketlerle kutsal topraklara gideceğini ifade etti.
Haccın asıl gayesinin Kabe’ye değil, onun sahibine ulaşmak olduğunu söyleyen Demirtaş; “Hac İbadeti büyük yolculuklardan ibarettir. Hem kalbimize yolculuktur, hem ahretimize yolculuktur, hem tarihimize yolculuktur, hem kardeşlerimize yolculuktur, hem Kabetullah’a yolculuktur ama hac ibadetinin en büyük gayesi Kabe’nin Rabbine yolculuktur, onun sahibine yolculuktur. İbadetin asıl gayesi, sadece bir ülkede bulunan bir simgeyi ziyaret etmekten ibaret etmek değil, asıl büyük gaye Beyte değil, Beytin sahibine ulaşmaktır. Ancak şunu bilmeliyiz ki, evin sahibi olan Yüce Rabbimize kavuşmak, ulaşmak, onun rızasını elde etmek için Cenabı Hak bize sayısız fırsatlar sunmuştur. Bazen bir yetimin başını okşarsınız, bazen bir fakirin, miskinin evine onun yalnızlığına ortak olursunuz, bazen sokağa terk edilmiş bir çocuğa ulaşırsınız, bazen yeryüzünün bütün mazlumlarına yardımcı olmak koşuşturursunuz bunlar da bizi Allah’a götüren, onun rızasına götüren sayısız yollardandır.
* İbadetler, iyiliği yeryüzünde egemen kılmamızı sağlamak içindir
Sadece ibadet etmek bizi Allah’a götürmez. Bu ibadetlerin gayesi, bizi yeryüzünde iyi bir insan, ahlaklı bir insan, hakkı, adaleti savunan ve ayakta tutan bir insan kılmaktır. Yeryüzüne barışı, huzuru, saadeti getirmek için çaba gösteren bir insan olmamızı, her türlü kötülükten uzak durmamızı, her türlü iyiliği yeryüzünde egemen kılmamızı sağlamak içindir bu ibadetler.
* Hac ibadeti, bütün farklılıkları tevhit potasında eriten evrensel bir ibadet şölenidir
Bu ibadetler özünü kaybettiği zaman birer harekete dönüşür. Namaz sizi bütün kötülüklerden alıkoyar buyuruyor Rabbimiz. Bu gayeye bizi ulaştırmadığı zaman bedensel bir harekete dönüşür. Oruç bizi takvaya, Rabbimizin rızasına, aç ve mahrum olan insanların halinden anlamaya sevk etmek için emredilmiştir, bu gayeyi terk ettiğimiz zaman birer açlığa ve perhize dönüşür. Hac ibadeti de öyledir, eğer bu yolculukları terk edersek, kalbe, ahrete, kardeşlerimize, tarihimize, Kabe’ye ve en önemlisi de Kabe’nin sahibine, Rabbine yolculuğu eğer bir tarafa bırakır isek, o taktirde sadece bir ülkeden bir başka ülkeye seyahat etmiş oluruz. Onun için bu ibadetlerin özü son derece önemlidir ve hac ibadeti de bu ibadetler içerisinde gerçekten evrensel, uluslararası, bütün farklılıkları tevhit potasında eriten bir ibadet şölenidir” dedi. (Kadir Sinici)