HABER MERKEZİ
Vize Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Öztürk, açıklamada bulunarak; “Taramalar Hastalıklara herhangi bir belirti vermeden tanı koymak ve gerekli tedaviye başlayarak ölümü ve hastalığı azaltmak amacı ile uygulanan sağlık hizmetleridir” dedi.
Tarama testlerinin büyük önemi olduğunu belirten Dr. Muhammed Öztürk; Bebeklerden alınan topuk kanından hangi hastalıklara teşhis konulabildiğini anlattı.
Topuktan kan aldırmanın bebekler için hayati önem taşıdığını aktaran Öztürk; “Tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de özellikle bebeklerimizin daha sağlıklı olması amacıyla yeni doğanlara bir dizi tarama testleri yapılmaktadır. Aileler bebeklerini doğumdan 48-72 saat içinde, bazen hiç belirti vermeyen, bazen de çok geç belirtiler veren ve geri dönüşü olmayan hastalıkların teşhisi için mutlaka bağlı bulunduğu aile sağlığı merkezine götürmelidir.Metabolik hastalıklar anne karnındayken öncesinden sinyal vermiyor. Yapısal değişikliklere de neden olmadığı için, ultrasonla tanı koymak mümkün değil. Metabolikhastalıklar adı altında birçok farklı hastalık var. Topuk kanı testi ile erken dönemde teşhis edilebilen bu hastalıklarda erken teşhis hayat kurtarıyor.Konjenitalhipotiroidizmtiroid bezinin yetersiz çalışmasıdır. Yeni doğanda hemen bulgu vermediğinden topuktan alınan kanda, tiroid bezini uyaran hormon (Neonatal TSH) ölçülerek teşhis edilebilir. Böylece bebekte olabilecek bazı beyin hasarlarının önüne geçilmiş olur.Fenilketonüri doğuştan fenilalaninhidroksilaz enziminin eksikliği sonucu gelişir. Bebek beslenmeye başladıktan sonra, Fenilalanin aminoasidi ve metabolitleri (ara ürünleri) kanda birikerek, beyine geçmesiyle, bazı hasarlar oluşturak, zeka ve nörolojik gelişim geriliğine sebep olabilir. Bu enzim eksikliği de, topuk kanı ile teşhis edilebilir.Galaktozemi karaciğer büyümesi, böbrek yetmezliği, bebeklik dönemi kataraktı ve beyin hasarı yapabilen bu hastalık, galaktoz-1-fosfat üridiltransferaz (GALT) enzim eksikliği ile oluşur.Biyotinidaz Eksikliği biotidinaz enzim eksikliği, Biyotin vitamini eksikliğine yol açar. Teşhis gecikir veya kontrol altında tutulmazsa, egzama, saç dökülmesi, hipotoni, gelişme geriliği, immün yetmezlik, denge bozukluğu, işitme kaybı ve bazı nörolojik komplikasyonlar ortaya çıkar. Kistikfibrozis, genetik bir hastalıktır. Hastalık çocuğa sadece anneden ya da sadece babadan geçmez. Bir elmanın iki yarısı gibi hem anneden hem de babadan gelen genlerin birleşmesi ile çocukta hastalık oluşur. Kistikfibrozisli hastalarda vücuttaki tüm salgı bezlerindeki (ter bezleri, hava yollarında, safra kanallarında vb) salgılar koyudur. Bu nedenle tıkaçlar oluşur ve bu durum çeşitlişikayetlere yol açar. Kistikfibrozisli hastalardaki en önemli bulgular solunum sistemi ile ilgilidir. Hastalar yenidoğan döneminden itibaren tekrarlayan ve tedavilere iyi cevap vermeyen öksürük, hırıltı, zatürre ya da astım benzeri bulgular ile başvurabilir.Hastaların önemli bir kısmı (yaklaşık % 85’i) aldıkları besinleri (enzim yetersizliği nedeni ile) yeterince sindiremezler ve bu hastalarda çok miktarda yağlı pis kokulu dışkılama ortaya çıkar ve büyüme gelişme geriliği oluşur.Uygun tedavi verilebilse bile oluşmuş psikomotor bozukluk ve zeka geriliği gibi kalıcı hasarları geri çevirmek mümkün olmayabilir.Bu sebeple anne ve baba için topuktan kan alma işlemin uygulanması bir zulüm gibi gelse de, bebekler için hayati önem taşıyan topukkanını mutlaka aldırmalıdır” diye konuştu.
Başhekim Dr.Muhammed Öztürk, açıklamasında; Tüm bebeklere, hak ettikleri kadar mutlu, sağlıklı ve sevdikleriyle beraber uzun bir yaşam diledi. (Hacer Zortul)