Ana Sayfa Köşe Yazıları 16.06.2021 314 Görüntüleme

SEN NE YAPTIN CANSEVER?

Geliyor, havalı geliyor. …Arkasında paşası var. Show TV’de yayınlanan “Çukur” dizisi bu şarkıyla ayrı renklendi, derken düğünler bu şarkıyla bu sene farklı şenlendi… Evet, Geliyor, Cansever ve Samara farklı tarzlarıyla bir süredir  müzik piyasalarında fırtına estiriyorlar. Biz de bunun üzerine ünlü sanatçı Cansever   ile kısa bir söyleşi yaptık.

Yıl 1997. Gözler İbo Show’da. O da ne. Cansever isminde yeni bir ses sanatçısı, o meşhur bilindik asker türküsü “Kara Çadırı” okuyor. Ama ne okuma… İbrahim Tatlıses bile programda “Ben de bu türküyü önceden okumuştum, ama, bu kızdan dinledikten sonra vazgeçtim artık okumaktan bu türküyü” demiş, Cansever’i hepimizin daha iyi tanımasına sebep olmuştur.

1967- Vales, Makedonya’da 7 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelen Cansever (Dzansever Dalipova), henüz 9 yaşındayken sokakta çocukların fırlattığı bir sopa sebebiyle bir gözünü kaybetmiş, ancak yaşama sevincini yitirmemiştir. 1992’de “Kemano Başal E Romenge” adlı albümü ile profesyonel müzik kariyerine başlamış, 24 yaşındayken “Morbus Behterev” hastalığıyla tanışmış ve belindeki eğilmeye rağmen Allah’a olan inancı ve yaşama sevinci sayesinde hayata daha sıkı tutunmayı başarmıştır. “Yüce Allah gözümü almış ve hastalıklar vermiş olabilir, ama, güzel bir ses vererek ekmeğimi kazanmayı nasip etmiş; bu da beni daha güçlü kılmış, hayata bağlamıştır” diyen Cansever‘in hali hazırda dünyanın birçok ülkesinde milyonlarca hayranı bulunmaktadır.

Çünkü, Cansever’i durdurabilene aşk olsun. 1997’de “Meçhul” adlı albümüyle Türkiye’de kariyerini sürdüren sanatçı Cemalim, Yollar Hasta Ben Yorgunum, Farklı Yorum albümlerindeki “Kara Çadır, Kader, Yara Benim, Cemalım, Ekmeği Kazanmak Zor Bu zamanda, Durdurun Dünyayı, Deme Deme, Yüce dağ Başında, Kışlalar Doldu Bugün, Şehidin Mektubu,Yollar Hasta Ben Yorgunum, Duman Oldum, Nöbetteyim, Zalim Felek” gibi birbirinden güzel yorumlarıyla arabesk ve halk müziği sanatçısı olarak büyük beğeni topladı.

Nükseden rahatsızlığı sebebiyle Almanya’da kalça kemiği ve boyun kemiğinden ayrı ayrı riskli ameliyatlar geçirdiği için bir süre müzikten uzaklaşan Cansever, 2011 yılında yeni bir imaj ile müzik piyasalarına geri döndü. Ancak, herkesi yine şaşırtan Cansever, bu sefer ne arabesk, ne türkü okuyordu.

Sanatçı; İsveç’ten TB Müzik etiketiyle çıkarttığı “Gipsy Cansever” adlı albümü ile tamamen yabancı hip-hop-, rap, world, raggy tarzlarında okudugu birbirinden güzel şarkılarına “Samara” adlı klibi İstanbulda çekmiş, Belçikalı 16 yaşındaki rapçi genç yetenek “Ervin Kurtis” ile düet yaptığı  bu albümüyle herkesi çok şaşırtmayı yine başarmıştır.

Aslında Cansever herkese şu mesajı vermiştir “Müzisyenim, bestekarım, türkü de yapar okurum, rap, hip hop world raggy de”.  Yeni imajı çok sevilen Cansever, bir bomba da 2013 yılında patlatmış; Almanya’da Deny Record etiketiyle çıkarttığı, Hint alt yapılarıyla süslü ve tamamen farklı ” Hey Denysha” klibi Ülkemizde de çok beğenilmiştir. 2016-Doya Doya Arabesk , 2017 – Haktan ile Düet yaptığı “Yenildik”,  2018 “Son Ütücü” adlı düet, 2019- Havalı Geliyor… 2020 Ramdika.

Sonrasında ise desteklediği genç yetenek Samara ile yaptığı “Para Para, Şeytan Diyor ki” gibi düetler her iki sanatçının ününe ün katmaya devam etmiştir. Söz Samara’ya gelmişken.. “Para Para Para… Şeytan Diyor ki” adlı şarkılarıyla bugunlerde popüler olan Samara, kısa bir zaman sonra Avrupa, Balkanlar ve Türkiye’de çok daha fazla konuşulacak gibi gözüküyor. Çünkü, çok yetenekli bir dansçı ve sanatçı. Cansever ve Samara ikilisi ise, çok başarılı bir ekip olmuşlar. İkisine de tebrikler.

Cansever, 2010 yılında Bulgaristan konserlerinden dönüşte Kırklareli’ne uğradığında,  Öğretmenevi’nin altındaki “Onuncu Köy” Çorbacısı’nda çorba içmeye gitmiştik. “Abi, bu nasıl çorba, bayıldım.” demiş olan sanatçıdan, dünya genelindeki sevenleri ve Kırklareli’deki hayranları için mesajlarını istedim. İşte Size Cansever’in bize verdiği mesaj : “Şarkılarım milyonların dilinde. Magazinler de biraz ilgi gösterirse çok mutlu olurum. Önce Halkımızın sonra da medyanın desteği biz sanatçılar için önemli. Yüce Allah’a ne kadar şükretsem azdır, her tarzın hakkını veren bir ses verdi bana. Youtube’daki tıklama ve izlemelerim hepsi doğal, parayla satın almadım hiçbir şeyi, ne tıklama ne da takipçi sayılarını… Herşeyi anlımın hakkıyla kazanıyorum. O yüzden sevenlerimden Allah razı olsun. E tabi ki İbrahim Tatlıses abimizin desteğiyle başlayan bir süreçte bugünleri gördük. Allah Onu başımızdan eksik etmesin. Benim Kalbimde Onun yeri bambaşka. Kırklareli çok şirin bir şehir ve Kırklareli insanı da çok candan.  Kırklareli’nde Onuncu Köy isimli çorbacı’da içtiğim çorbanın tadı hala damağımda.. İnşallah, bir gün beni Kırklareli’ne davet ederlerse, seve seve gelir, bu sefer konser de vermek isterim; ama, yine Onuncu Köy Çorbacısı’na gidip o güzel çorbasını içeceğim. Bu vesileyle, Kırklareli ve tüm dünyadaki sevenlerime selam, sevgi ve saygılarımı sunarım. Hayatla ve hayatta mücadeleyi sakın bırakmayın. Hep Mutlu Kalın. Gazetenize bu söyleşi için teşekkür ederim.”

İşte Cansever ile söyleşimizin sonuna geldik. Yokluk ve sıkıntılarla dolu başlasa da hayatı, Cansever, bir mücadele simgesi olmayı başaran bir isim. O yüzden Ondan ve başarılı hayat hikayesinden özetle bahsetmek istedik. Hangi şartlarda olursak olalım, çalışalım, çabalayalım; hayatı sevelim, sevenlerimizi sevelim…

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yeşilyurt Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.