ORTAK AKIL
Özkan Başaran
1985 Yılı’ndan bu yana küçük bakkal dükkânı çalıştıran bir esnafım. 1994 Krizi’ne kadar iyi kötü karnımızı doyuruyorduk. Fakat Çiller Hükümeti’nin yaşattığı ağır ekonomik kriz ile ilk ağır darbeyi aldık. Bir gecede fiyatların ikiye katlanması yetmezmiş gibi, bir de 3 çeşit vergi ödemek durumunda bırakıldık.
Zaten %100’leri geçen enflasyon ile raflarımızdaki mallar erimişti. Bir de Vergiler ve Bağ-Kur Primleri ile örselenmiştik.
Bütün bu darbeler yetmezmiş gibi Market Furyasıyla karşı karşıya geldik.
Okyanusun azgın dalgalarıyla boğuşan bir filika misali krizden krize batmamaya çalıştık durduk.
Arkasından yaşadığımız 2001 Ekonomik Krizi birçok küçük esnaf arkadaşımızı aramızdan ayırdı.
Marketler zincirinin şubeleri sıcak paranın açlığı ile mahalle aralarına kadar yayıldı.
Ayakta kalabilen bakkal sayısı da parmakla gösterilecek kadardı.
Bu Marketler sadece Bakkalları hedef almıyorlardı.
Aklınıza ne gelirse satıyorlardı.
Vatandaşımız da market market gezip neyi nerde ucuza alacağını kovalarken küçük bakkalı unutuyordu.
Siyasi iktidar da; “Binlerce küçük ile uğraşacağıma bir büyük ile uğraşırım” şeklindeki politikayla küçük esnafı hiç düşünmedi.
Dolayısıyla o mahallenin; Psikologu, Fahri Muhtarı, Dert Ortağı, Danışmanı ve kısacası her şeyi Bakkalı artık eski Türk Filmleri’nde kaldı.
Geldiğimiz noktada hedef artık Yerel Marketler.
Alışveriş Merkezleri’nde konuşlanan büyük Markalar, bir birlerini batırmaya uğraşırken ayakta kalanları da daha büyükleri yutmak için sırada bekliyor.
Vahşi Kapitalizmin kısır döngüsüne kurban edilen birçok sektördeki küçük esnaf, büyüklerin yanında çalışmak için kapı kapı dolaşıyor.
Fakat Özel sektör acımasız.
Yaşı geçmiş esnafı ne yapsın?
Genç ve dinamik adayları tercih ediyor.
Böylece ekmeğini elinden alan vahşi kapitalist sistem de yeni kurbanlar arıyor.
Peki, ne olacak batmış esnafın hali?
Milyonlarca insan işsiz ve ekmeksiz kaldı.
Emekli olabilenler ikinci bir iş bulabilirseler ne ala.
Bulamaz ise el açıp dilensinler mi?
Ne yazık ki kaderine terk edilmiş durumda olan küçük esnafı savunan kalmadı.
Kısacası Küçük esnaf kaderine terk edildi.
Küçük esnaf sahipsiz.
Memur veya işçi gibi hastalandığında veya iş kaybı olduğunda tazminat hakkı da yok.
Güya işsizlik sigortası uygulanacaktı.
Nasıl olacak benim bile bir gazeteci olarak haberim yok.
Hey gidi yıllar hey.
Bizi bizden alan acımasız yıllar.
Ama suçu biraz da kendimizde aramalıyız.
Tepeden inme Odaların aidat toplamaktan başka bir işe yaramadığını biliyoruz.
Peki, neden kendi odamızı kendimiz kuramıyoruz?
Kuramadık ve Kuramayacağız da.
Çünkü biz bir araya gelemeyiz.
Çıkarı bozulacak olan bazı güçler bir araya gelmemizi bozarlar.
Tabandan kendi dinamiği ile kurulmayan Odalar, esnafı için değil kendi geleceği için çalışır.
Esnaf da kendi eriyen varlığını seyretmeye mahkûm olur.
Köşe Yazıları
Yayınlanma: 02 Mart 2017 - 08:56
Küçük Esnaf Bitiyor
ORTAK AKIL Özkan Başaran 1985 Yılı’ndan bu yana küçük bakkal dükkânı çalıştıran bir esnafım
Köşe Yazıları
02 Mart 2017 - 08:56
İlginizi Çekebilir
