Bilim dünyasının ortaya koyduğu sonuçlara göre, bugüne kadar ölçülmüş en güçlü ısırık, tuzlu su timsahına (Crocodylus porosus) ait. Uluslararası bilim platformu IFLScience’ın aktardığı bilgilere göre, 2012 yılında yapılan kapsamlı bir araştırmada 23 farklı timsah türünün ısırma kuvveti ölçüldü ve zirveye açık ara tuzlu su timsahı yerleşti.
İnsan kemiğini saniyeler içinde kırabiliyor
Araştırma sonuçlarına göre tuzlu su timsahının ısırma gücü 16 bin 414 newton olarak ölçüldü. Uzmanlar, insan uyluk kemiğini kırmak için yaklaşık 4 bin newtonluk bir kuvvetin yeterli olduğunu hatırlatırken, bu değerin ne kadar ölümcül bir güce karşılık geldiği net biçimde ortaya kondu.
Bilim insanları, bu timsah türünün yalnızca avını yakalamakla kalmadığını, tek bir hamlede en sert kemikleri bile parçalayabildiğini vurguluyor.
Nil timsahı ve beyaz köpekbalığı da listeye girdi
Araştırmalarda dikkat çeken bir diğer güçlü aday ise Nil timsahı oldu. National Geographic’te yayımlanan “Dangerous Encounters” programında herpetolog Dr. Brady Barr, Nil timsahının ısırma gücünü yaklaşık 20 bin newton olarak kaydetti. Bu veri, Nil timsahının bazı bireylerde tuzlu su timsahını bile zorlayabildiğini gösteriyor.
Öte yandan 2008 yılında yapılan dijital modelleme çalışmalarında, beyaz köpekbalığının çene yapısı yeniden oluşturuldu. Yaklaşık 6,4 metre uzunluğunda ve 3,3 ton ağırlığında olduğu varsayılan bir beyaz köpekbalığının ısırma gücünün 18 bin 216 newton seviyesine ulaşabileceği hesaplandı.
Tarihin en güçlü ısırığı: Megalodon
Söz konusu soyu tükenmiş türler olduğunda ise tablo tamamen değişiyor. Bilimsel hesaplamalara göre, tarih öncesi dev köpekbalığı Megalodon, bugüne kadar yaşamış en güçlü ısırığa sahip canlı olabilir. Yapılan simülasyonlar, Megalodon’un ısırma gücünün 108 bin ile 182 bin newton arasında olduğunu ortaya koyuyor. Bu değer, günümüzün en güçlü yırtıcılarını bile geride bırakıyor.
Zehir yerine “nişancı” savunma: Püskürten kobralar
Öte yandan BBC Wildlife Magazine’de yayımlanan bir başka çalışmada ise farklı bir savunma mekanizmasına dikkat çekildi. Püskürten kobralar, zehirlerini birkaç metre mesafeden hedefin gözüne isabet ettirecek kadar hassas biçimde fırlatabiliyor. Uzmanlara göre bu zehir, gözlerde şiddetli yanmaya, kalıcı hasara ve hatta körlüğe yol açabiliyor.
Afrika ve Asya’da yaşayan bu türlerin, doğrudan ısırmadan bile ölümcül olabilecek bir savunma yeteneğine sahip olduğu vurgulanıyor.
Bilim insanları, ister ısırık gücü ister zehirli savunma olsun, doğadaki bu ekstrem yeteneklerin hâlâ tam anlamıyla çözülemediğine dikkat çekiyor. Doğa, gücün ve hayatta kalmanın sınırlarını zorlamaya devam ediyor.
Haber Merkezi








