Kamu emekçileri, artan hayat pahalılığı ve eriyen maaşlar nedeniyle ülke genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. “Geçinemiyoruz, emeğimizin karşılığını istiyoruz” sloganıyla yapılan eylemlerde, insanca bir yaşam talebi bir kez daha güçlü şekilde dile getirildi. Kamu çalışanları, üretimden gelen güçlerini kullanarak yaşadıkları ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.

“Yıllardır Haykırıyoruz, Duyulmuyoruz”
Eylemlerde yapılan açıklamalarda, kamu emekçilerinin yıllardır geçim sıkıntısı yaşadığına vurgu yapıldı. TÜİK verilerine göre bile Türkiye’nin en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında yer aldığı belirtilirken, özellikle gıda, kira, eğitim ve ulaşım gibi temel harcama kalemlerindeki artışların maaş zamlarını çoktan erittiği ifade edildi. Çalışanlar, açıklanan resmi enflasyon oranlarının yaşanan gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını dile getirdi.

Maaş Zamları Daha Cebe Girmeden Eriyor
Kamu emekçileri, 2026 yılına girerken maaşlara yapılan artışların gerçekte bir zam olmadığını savundu. Açıklamalarda, maaş artışlarının büyük bölümünün kira artışları, vergi dilimleri ve temel tüketim harcamalarıyla geri alındığına dikkat çekildi. Özellikle kira fiyatlarındaki yüksek artışların çalışanları zor durumda bıraktığı, maaş artışlarının önemli bir kısmının daha cebe girmeden eridiği vurgulandı.

Eleştiriler Sadece İktidara Değil
Eylemlerde, yaşanan ekonomik tablonun sorumluluğunun yalnızca iktidara ait olmadığı da ifade edildi. toplu sözleşme süreçlerinde kamu emekçilerinin taleplerini yeterince savunmadığı belirtilen yandaş sendikalar ve Hakem Kurulu da eleştirilerin odağında yer aldı. Kamu çalışanları, “danışıklı dövüş” olarak nitelendirilen toplu sözleşme süreçlerinin kendilerini daha da yoksullaştırdığını dile getirdi.

“Kaynak Var, Ama Emekçiye Yok”
Açıklamalarda bütçe politikalarına da geniş yer verildi. Toplanan vergilerin büyük bölümünün faiz ödemelerine, teşviklere ve güvenlik harcamalarına ayrıldığı belirtilirken, yoksullukla mücadele, istihdam ve sosyal desteklere ayrılan payın son derece düşük olduğu vurgulandı. Kamu emekçileri, sorunun kaynak yetersizliği değil, kaynakların kimler için harcandığı sorunu olduğunun altını çizdi.
Kamu Emekçilerinin Net Talepleri
İş bırakma eyleminde talepler de net şekilde sıralandı. Maaşlara Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılması, seyyanen ödemelerin taban maaşa yansıtılması, 3600 ek göstergenin tüm kamu emekçilerine verilmesi ve mülakat uygulamasının kaldırılması talepler arasında yer aldı. Ayrıca grevli toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulması istendi.
“Kurtuluş Örgütlü Mücadelede”
KESK tarafından yapılan çağrılarda, yalnızca kamu emekçilerinin değil, işçilerin, emeklilerin, asgari ücretlilerin ve gençlerin de bu mücadelede ortaklaşması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “Bugün susarsak yarın geç kalırız” denilerek örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekildi. Kamu emekçileri, insanca bir yaşam ve güvenceli bir gelecek için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha güçlü şekilde ilan etti.
Umut AL





