Şenol Goncagül Sabah biraz kırıklık vardı üzerimde. Doktora görüneyim dedim. Gittim; yarım saat kadar sonra ambulansa bindirilip, Kırklareli Devlet Hastanesi covit tedavi merkezine götürüldüm. Yoğun bakımda, köyden birini görüp, konuştuğumu hatırlıyorum. Gerisi karanlık... T.Ü Tıp Fakültesi hastanesine ambulansla götürüldüğümü hatırlıyorum. Net değil ama! Sisli ve hafiften. Oraya giren gitmez entübe edilmişim. Çoklu organ yetmezliğinden 8 kez diyalize girdiğimi, patlayan safra kesim için dren ile bypas yapıldığını filan duymuştum... Daha o zamanlar, covit 19 un ilacı, aşısı bulunmamıştı. İnsanlar, o aşının bulunmasını dört gözle bekliyor, hala neden bulunmadı diye de hükümete ve bilim insanlarına laf sokuyorlardı... Hastalığıın belirgin bir tedavisi de yoktu yani. Deneme yanılma türünden ilerliyordu herşey... Aylarca yoğun bakımlar. Hastane odaları. Felçler. Acılar ve ızdıraplar derken iyileştim gibi sanki ben! 103 kiilo girdiğim hastaneden, 68 kilo çıktığımı biliyorum...Kortizonlarla filan bir aralar 106 kildyu gördüm mesela. İğneleri ve ilaçları kestikten sonra da, nihayet bugün 91 kiloyum. Beyin hasarı yaşamışım ya; eğilip kalkamıyorum şimdilik. Bacaklarım tam açılmadı yürürken de hala. Ama olacak İnşaallah. Zor bir dönem atlattım. Üç kez resmen nabız durmuş hastanede. (8 saat yaşar, kendinizi her türlü şeye hazırlayın...) gibisinden sözler edilmiş. Yaşamışız nihayetinde... Şu, bacakların tutmamasına bir bölüm açmak istiyorum. Gittiğim belde ve ilçe belediyelerinde asansör yok. Merdivenle çıkışta önemli sorunlar yaşıyorum. Hani diyorum içimden; "Enngelli biri gelse, burada üst katlara nasıl çıkabilir bu merdivenlerden ?!" Zor işi... Bazı binalara girdiğimde de, tuvaletlerde benzer sıkıntılar. İğneada Belediye Başkanı Tahir Işık ağabeye gitmiştim. Çıkışta bir lokantada balık yedik beraber. Sonra tuvalete gittim. Bir erkek ve bir de bayan kabini vardı. Erkek kabinindeki tuvalet eski sistem. Turistik bir yer burası. Engelli kısmı da olmalıydı burada. Yoktu. Büyük sıkıntılar yaşadık orada... Örnek olarak verdim. Bir çok yerde aynı durum halen... Hastalık diyorduk ya; Hakan Ural, 10 gün kadar hastanede yattığını ve ne kadar üzülüp, ağladığını anlatıyordu tv lerde. "Benim yaşadıklarımı bir yaşasa da görse başına gelenin ne kadar hafif olduğunu" diye fısıldadım kendi kendime... Zordu elbet ... 40 yıl önce yaşadıklarımı kolayca hatırlıyorum da, şu hastane sürecini pek hatırlamıyorum! Hafızam oyunlar oynuyor sürekli bana! İşin keyifli yanları da olmuyor değil arada ! "Hatırlayamıyorum!" deyip, geçiyorum işte... "Neden bunca sorun yaşadım ve 13 aydır hala sorun yaşıyorum" diye soruyorum doktorlara... "Ama, hala yaşıyor ve nefes alıyorsun! Kimse senin yaşayacağını sanmıyor ve beklemiyordu!!" diyorlar. Susuyorum... Sevgili dostlarım; Aşınızı yaptırın. Kurallara sonuna kadar uyun. İşin şakası yok gerçekten de... O zorlu süreçte; benim için dua eden, durumu takip eden, yeniden hayata döndüğümde de, arayıp, geçmiş olsun dileğinde bulunanlar, Allah sizlerden razı olsun... Kalın sağlıcakla (Önemli not: 29 Kasım 2021 tarihinde Lüleburgaz ilçesindeki Zortul Medya Bölge Müdürlüğü ofisimizi açıyoruz. Her zaman ziyarete bekleriz)
Gündem
Yayınlanma: 19 Kasım 2021 - 10:57
EN AZINDAN SNEFAES ALIYORFUZ!
Şenol Goncagül Sabah biraz kırıklık vardı üzerimde
Gündem
19 Kasım 2021 - 10:57