Ana Sayfa Gündem, Kırklareli 5 Ocak 2017 1113 Görüntüleme

Dr. Erol Özkan, Ülke Gündemi’ni Gazetemize değerlendirdi

 

* Ülkenin birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu söyleyen Kırklareli Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Erol Özkan, konuşmasında; “Ülkemizin bu karamsarlık ve kaos ortamından kurtulabilmesi için her zamankinden daha çok birliğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. İnsanları ayrıştırmadan, senden benden demeden tamamını kucaklayarak, temel insan haklarından ve demokrasinin kurallarından vazgeçmeden bu sarmaldan ve kaostan kurtuluşun mümkün olduğunu öngörüyorum” dedi.

HABER MERKEZİ

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kırklareli Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Erol Özkan gazetemizi ziyaret etti.

Trakya’da Yeşilyurt Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Savaş Eskici ile gündemdeki konularla ilgili görüş alışverişinde bulunan Erol Özkan; Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Terörün meşru görülemez olduğunu vurgulayan Özkan; “Ülkenin içinde bulunduğu durum sağduyulu her ülke insanı gibi bizi de kaygılandırıyor ve karamsarlığa itiyor.  Bugün için, bence ülkenin en önemli sorunu güven ve güvenlik sorunu. İnsanlar kendi yurdunda, kentinde, köyünde, evinde kendilerini güvenlikli bir ortamda hissetmek, buna inanmak ve güvenmek istiyor. Ülkenin yurttaşı olarak da bu en doğal ve insani haklarıdır. İçerideki terör olayları nedeniyle ve sınırlarımızın dışında yürütülen askeri harekât kapsamında, daha açıkçası adı tam konmamış olan savaş nedeniyle, sıkça duyar olduğumuz şehit cenazesi haberlerinin neredeyse olağan bir durum almaya başlaması bizi derinden üzüyor. Bilindiği üzere, on gün önce bir şehit haberi şehrimize düştü ve acısını hep birlikte yüreğimize gömdük. Biliyorum ki, bir ana ve yar yüreği hala ömür boyu unutamayacakları o acı ile yanıyor. Terör nereden, kimden, hangi amaçla ve hangi düşünce ile gelirse gelsin meşru görülemez, kabul edilemez. Amacı veya yöntemi insan yaşamını ortadan kaldırmak olan hiçbir eylem haklı değildir, haklı görülemez. Hangi amaçla olursa olsun bilerek ve tasarlayarak toplu insan katliamı yapmak veya yaptırmak en kesin ve net ifade ile insanlık suçudur. Bu duygu ve düşüncelerle biz terörün sağı solu, dincisi dinsizi olamayacağını söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz” dedi.

Terör eylemlerinin ülke ekonomisini ve turizmini hedef aldığını belirten Özkan; “Son yıllarda yaşanan acıların ardı arkası kesilmez oldu, ülke insanları olarak daha birini yüreğimize gömemeden bir diğer acı ile sarsılıyoruz. Hangi birini sayalım? Örneğin, Ankara’da tren garı önünde barış taleplerini haykırmak için toplanan her renkten on binlerce insana canlı bombalarla yapılan saldırıda ülke tarihinin en büyük toplu katliamı yaşanıyor ve 103 canımızı yitiriyoruz. Barış istemek dünyanın neresinde suçtur?  Daha yaklaşık yirmi gün önce İstanbul Beşiktaş’ta maç çıkışında güvenlik güçlerine ve hemen izleyen günlerde Kayseri’de hafta sonu çarşı iznine çıkan silahsız askerlerimize bombalı araçlarla saldırılar düzenleniyor ve yine onlarca insanımızı kaybediyoruz ya da şehit veriyoruz. Bu ülke ve bu ülke insanı bunları kesinlikle hak etmiyor. Yeni yılın yeni umutlarla gelmesini ve umutlarımızı yeşertmesini beklerken, daha ilk saatinde İstanbul Ortaköy’deki bir eğlence merkezine yapılan silahlı saldırı ve katliam haberi ile yüreğimize acı saplandı. Üstelik bu saldırı çok yönlü bir saldırı olarak planlanmış gözüküyor. Şöyle ki, hem ülke insanlarını laiklik yanlısı ve laiklik karşıtı olarak ayrıştırmaya hem de dış ülkelere Türkiye hakkında olumsuz mesaj vermeye yönelik olduğu gözleniyor. Bu yönüyle, aynı zamanda ülke turizmini ve dolayısıyla ülke ekonomisini baltalamayı hedefine koymuş bir terör eylemi olarak farklı bir yere oturuyor. Bu nedenle çok vahim ve çok endişe verici bir eylem olarak değerlendirilmesi gerekir” diye konuştu.

Ülkenin birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu söyleyen Erol Özkan, konuşmasında; “Ülkemizin bu karamsarlık ve kaos ortamından kurtulabilmesi için her zamankinden daha çok birliğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. İnsanları ayrıştırmadan, senden benden demeden tamamını kucaklayarak, temel insan haklarından ve demokrasinin kurallarından vazgeçmeden bu sarmaldan ve kaostan kurtuluşun mümkün olduğunu öngörüyorum. Çoğunluk demokrasisi değil, azınlığın hak ve taleplerini de göz ardı etmeyen çoğulcu demokrasinin işletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Diğer ifade ile hukuk devleti kurallarının eksiksiz işletilmesi, yurttaşlar ve bireyler nezdinde hukuk güvencesinin kesinlikle sağlanması gerekir.  Çözüm için bunun olmazsa olmaz olduğu kanısındayım” ifadelerini kulandı.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com