Ana Sayfa Gündem, Kırklareli, Politika, Siyaset 8 Ekim 2019 5 Görüntüleme

Minsolmaz, AK Parti’nin 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısını değerlendirdi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, AK Parti’nin 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısını değerlendirdi.

Kızılcahamam Eliz Otel’de yapılan 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın son derece verimli geçtiğini belirten AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, genel merkez yöneticilerinin 7’nci Olağan Kongre hazırlıkları konusunda bilgilendirme yaptığını, AK Parti TBMM Grup Başkanı Naci Bostancı’nın yeni yasama döneminin gündemini aktardığını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birinci yılı ile ilgili değerlendirme ve kapsamlı bir sunum yaptığını, daha sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da değerlendirmelerde bulunduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekilleri ile görüştüğünü ve tüm sorunları ele aldığını belirten Milletvekili Minsolmaz, “Cumhurbaşkanımız milletvekilleri ile görüşerek,  şehirlerle ilgili sorunlarını dinledi. Notlar aldı. Sorunların olduğu şehirlere yönelik çalışmalar en kısa süre içerisinde başlayacak” dedi.

AK Parti’nin 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önemli mesajlar verdiğini aktaran AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, AK Parti’nin her geçen gün büyüdüğünü ve daha da çok güçlendiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Genel ve AK Parti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’nin 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanış konuşması şu şekilde: “Çünkü bizim yapacağımız çok şey var. Bunun için de fitneyle fesatla uğraşmaktansa hayra tevessül ederek işlerimizi yapalım. Ülkemizde bizden beklenenlerin de cevabını vermiş olalım. Bunu üzüntüyle belirtmek durumundayım ki ülkemizde AK Parti ve şahsım söz konusu olduğunda her türlü yalanı, iftirayı üreten bir mekanizma ile bunun alıcısı bir kesim mevcuttur. Şüphesiz ki yalanın müşterisi var ama doğrunun da müşterisi var. Biz burada doğruya müşteri bulmaya çalışacağız. Bu düşmanlığın asıl sebebinin dünkü konuşmamda ifade ettiğim medeniyet davamız, asıl hedefinin de milletimizin tarihi, kültürü, değerleri olduğunu biliyoruz. AK Parti’ye saldıranların gayesi, yerine bir başka partiyi ikame etmek değil, temsil ettiği değerleri tümden yıkmaktır. Bu bakımdan verdiğimiz mücadele kendimiz için değil milletimiz adınadır. İçinden geçtiğimiz dönemin gerçeği şudur; AK Parti ne kadar güçlü olursa ülkemiz de o kadar güçlüdür. Buna karşılık AK Parti’nin zayıflaması demek, Allah göstermesin, Türkiye’nin savunmasının zayıflaması demektir. Kaderi ülkesiyle bu derece bütünleşmiş bir başka siyasi kadro var mıydı, bilmiyorum. Bizim ülkemiz ve milletimiz için daha yapacak çok işimiz var. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması, 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin başarısına bağlıdır. Sizlerden attığınız her adımı, söylediğiniz her sözü, gösterdiğiniz her tutumu bu bilinçle ölçüp tartmanızı ona göre hareket etmenizi istiyorum. Milletimiz de bizden böylesi bir duruş bekliyor. Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Her bir kardeşimin bu konuda ferasetine, dirayetine, samimiyetine, gayretine tüm kalbimle inanıyorum, güveniyorum. Bizler dava arkadaşları olarak bir aradayız. Türkiye’de çok partili hayat döneminde bizim kadar kesintisiz ve uzun süre iktidarda kalan başka bir parti yoktur. Yıllar geçtikçe yorulmak, yılmak, gerilemek, dağılmak yerine mücadele azmimiz daha da arttı. Partimiz daha da büyüdü, daha da güçlendi. Tespitlerimizde bir yanlışımız var. Bu yanlışla beraber kamuoyunu bilgilendirmede eksiğimiz var.  2017 Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi halk oylamasında yüzde 51,5 oy oranıyla milletimizin takdirini kazandık. Şimdi birileri ‘bunu değiştirelim.’ diyor. Neyi değiştiriyorsun? Millet yüzde 51,5 ile yeni sistemi onaylamış, kabul etmiş. Neyi, kime soruyoruz? Biz millete sorduk. Arkada ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ yazacak. Sen egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu kabul etmiyorsun ki. Senin dünyanda senin kitabında egemenlik kayıtsız, şartsız malum çevrelere, dağdakilere aittir. Onlarla omuz omuza gezersin ondan sonra da aldığın oyla ‘Bak seçim kazandık’ dersin. Yok, bunu kimse yutmaz. Bu seçimlerin en çok tartışılan yerleri hiç şüphesiz Ankara ve İstanbul seçimleriydi. İstanbul’da büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde 31 Mart’ta biz yüzde 48,6 oy alırken, CHP yüzde 48,8 oy oranına ulaşmıştı. Tekrarlama seçimde ise biz 45’te kaldık, CHP yüzde 54,2 oy oranıyla seçimi kazanan parti oldu, bu tabii belediye başkanlığında. Burayı birbirinden ayıracağız. Başkanlıkta aldıkları oy bu. Büyükşehir Belediye Meclisi Seçiminde, AK Parti 45,6 ile açık ara birinci parti çıktı. CHP yüzde 38,5 oy oranına ulaşabildi. HDP yüzde 4, İYİ Parti yüzde 3,4 ve Saadet Partisi yüzde 2,1 oy oranı elde etti. Şu anda belediye meclisinde AK Parti’nin 176, MHP’nin 4, CHP 127 ve İYİ Parti’nin 4 üyesi bulunuyor. Bunların konuştuğu ne? Hep işlerine geleni konuşuyorlar. Meclisi neden konuşmuyorsun? Meclisteki tablo açık ara önde, bunu konuşmamız gerekiyor, yani belediye meclisini Cumhur İttifakı yönetiyor. İstanbul’da da Ankara’da da açık ara yönetiyor.Fark devasa ortada. Peki bunu konuşuyorlar mı? Konuşmuyorlar. AK Parti’nin girdiği tüm milletvekili ve mahali idareler seçimlerindeki genel seviyesinin gerisine düşmedik. Elbette milletvekilliği ve belediye başkanlığı olarak kaybettiğimiz her yerin muhasebesini yapacak, gereken tedbirleri alacağız. Fakat evvela ortada bir başarısızlık, telafi edilemeyecek bir yıkım olmadığını önce kendimiz kabul edeceğiz sonra da bunu milletimize anlatacağız. Geçmişe ders almak niyetiyle değil de hesaplaşma gayesiyle bakmak bize de ülkemize de hiçbir şey kazandırmaz. Böyle bir tavır sadece enerjimizin ve zamanımızın boşa harcanmasına yol açar. Sizlerden ve tüm arkadaşlarımdan ricam artık bu tartışmaları bir kenara bırakıp 7. Olağan Kongre sürecimizle partimizi daha da güçlendirmeye, 2023’e hazırlanmaya odaklanmamızdır. Milletimiz AK Parti’den kendi iç meseleleriyle uğraşmasını değil ülkemize daha büyük hizmetler kazandırmasını bekliyor. İnşallah milletimizin bu beklentisine en ileri düzeyde cevap vereceğimiz bir döneme geliyoruz. Yaklaşık 6 yıldır ülkemize yönelen gizli, açık saldırılar milletimizi belki yıkamadı ama yordu. Buna karşılık üstesinden geldiğimiz her sorun, göğüsleyip boşa çıkardığımız her saldırı ülkemizi daha da güçlü hale getirmiştir. Bugün Türkiye’ye herhangi bir alanda zarar vermeye çalışmanın maliyeti düne göre katbekat fazladır. Eski Türkiye’yi diledikleri gibi yönlendirmeyi, diledikleri gibi hırpalamayı alışkanlık haline getirenler, hala aynı heveslere kapılmıyor değiller. Hamdolsun her defasında milletimizden cevaplarını alıyor, kös kös geri dönüp gidiyorlar. Yaşadığımız sıkıntıları, acıları, ödediğimiz bedelleri unutmadık. Ama bunlar, bizim moralimizi bozmak yerine azmimizi kamçıladı. Ne vesayetçilere ne darbecilere ne terör örgütlerine ne de iç, dış siyasi ve ekonomik tetikçilere eyvallah etmedik.  Birlik, dirlik ve kardeşlik için yeniden yollara düşme vaktidir” ifadelerini kullandı. Her ne kadar birileri sürekli yalanlarıyla, iftiralarıyla ve hezeyanlarıyla bu iklimi zehirlemeye çalışsa da mecbur kalmadıkça kendilerini muhatap almadık, almıyoruz ve almayacağız. Tabii bu duruşumuz hakkımıza, hukukumuza ve haysiyetimize bütün bunlara yönelik saldırılara cevapsız kalacağımız anlamına gelmez, gelmiyor. En büyük cevabın da icraatımız olduğunu biliyoruz. Bugüne kadar laf üstüne laf koymak yerine, eser üstüne biz eser koyduk. Bunların en övündükleri işleri dahi AK Parti’nin her birinin ardında çok büyük emek, alın teri, gayret ve mücadele olan başarı hikayelerinin sadakası olmayacak düzeydedir. Kin ve nefret kokan söylemlerle değil yaptıklarımızla, başardıklarımızla ve eserlerimizle bu kifayetsiz muhterislerin çaplarını gerçek yüzlerini milletimize gösterme yoluna gittik. Kerameti kendinden menkul bu zihniyet eninde sonunda duvara toslamaya mahkumdur. Biz 17 yıldır her başarımızın gerisinde milletimizin feraseti ve desteği olduğunu bilerek bugünlere böyle geldik. Daha bismillah bile demeden kendini dev aynasında görerek milleti aşağılamaya, milletin iradesini küçük görmeye, milleti hiçe saymaya çalışanların günleri sayılıdır. Şayet önümüzdeki dönemi en iyi şekilde değerlendirir, millete hizmetkarlık olan siyaset amacımıza sıkı sıkıya sahip çıkarsak inşallah gelecekte bizi çok daha büyük başarılar bekliyor. AK Parti milletimizin tek umudu olma vasfını koruyor, bundan hiçbir endişeniz olmasın. Bundan sonra yapılacakları da yine AK Parti yapacaktır. Milletimiz AK Parti’nin demokraside ve ekonomide gerçekleştireceği yeni hizmetlerin sabırsızlığı içindedir. İşte dün, baktım bir televizyonda çıkmış bir ukala bir şeyler söylüyor. Neymiş ‘Güvenli bölgeyi Amerika kendisi planlamış, güvenli bölge olayının Erdoğan ile bir alakası yokmuş’ ya bunlar geçmişi, şurada yani kısa 5-10 seneyi bile okumaktan aciz zavallılar. Bu ana muhalefetin atıkları böyle. Bunlara da televizyonlarda bu imkanları veriyorlar. Bir defa Sayın Obama döneminde bunları masalarda nasıl konuştuk, onlara güvenli bölgeyi nasıl teklif ettik, nerelerinin güvenli bölge olabileceğini söyleyen şahsım.  Sayın Trump döneminde aynı şekil ve daha sonra Trump bizim dediğimiz noktaya geldi ve ardından da Fırat’ın doğusundan çekilmeyi gündeme getirdi ama gündeme getirmeye rağmen Sayın Trump’ın yanındakiler bu talimata hala uymuş değiller. Ne yazık ki PKK, PYD ve YPG gibi terör örgütleri burada cirit atıyorlar. Irak üzerinden buralara gelen 30 bin tır silah yüklü, mühimmat, araç yüklü bütün bu araçlar kime geliyor? Niçin geliyor? Bunun hesabını herhalde sormak bizim hakkımızdır. Zira burada 911 kilometre sınır boyu bize ait. Biz burada sınırız ona göre de bütün hesabımızı yapmak durumundayız. Tedbirimizi buna göre almak durumundayız. Güvenli bölge olarak söylediğimiz ve harita da çizip gösterdiğimiz yerler, Sayın Trump’ın ’20 mil’ diyerek ifade ettiği o 30-32 kilometrelik derinlik, onun üzerinde yaptığımız çalışmalar ve hizmetler hepsi bu bölgede durumumuzun ne olduğunu göstermesi bakımından çok önemli. Bunu bilmeyecek kadar bunlar aciz ve zavallı. Biz işimize bakacağız, Türkiye için ne yapabiliriz ona bakacağız. Milletimizin gönlündeki yerimizi nasıl güçlendiririz ona bakacağız. Gözlerini ve kalplerini bize yöneltmiş kardeşlerimize, dostlarımıza, mazlumlara ve mahsunlara nasıl yardımcı oluruz ona bakacağız. Ülkemizi, bölgemizi ve dünyayı daha güvenli, daha huzurlu ve daha müreffeh hale nasıl getirebiliriz ona bakacağız. Yolumuzun hak yolu olduğundan, yolumuzun milletimizin yolu olduğundan ve istikametimizin doğru olduğundan en küçük bir şüphemiz yoktur. Zaferle değil seferle mükellefiz eyvallah ama inşallah zaferlerimizden de şüphe duymuyoruz.”

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yeşilyurt Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.